Porno Bagimliligi Nedir?Porno Bagimliliginin Zararlari Nelerdir?

Başlangıç » Genel » Porno Bağımlılığı Serisi-1.Bölüm

Porno Bağımlılığı Serisi-1.Bölüm

6031728_origBu sunum pornografi karşıtlığı içermemektedir. Sunumum porno bağımlısı insanlar için hazırlanmıştır. Bağımlı olup olmadığınıza yalnızca siz karar verebilirsiniz.

Pornografi hakkında bir sunum hazırlayacağım hiç aklımdan geçmemişti. İfade ve irade özgürlüğüne saygım vardır. Pornonun engellenmesine karşıyım ve kimin cinsel organlarıyla ne yaptığı umurumda değil.

Peki ne oldu da buna kalkıştım? Eşim ve benim ilişkiler üzerine bir İnternet sitemiz var. Porno ile alakası yok, en azından yoktu. Sitenin içinde cinselliğin, orgazmın ve aşkın nörobilimi üzerine bazı makaleler mevcuttu. Aynı zamanda cinsellik ve evrim, hatta bağımlılıklar üzerine de bazı dokümanlar vardı. Bu sayede, 5 sene kadar önce, porno izleyicileri bizi ziyaret etmeye başladılar. Bizi Google’da “seks” ve “bağımlılık” anahtar kelimelerini kullanarak bulduklarını tahmin ediyorum. Öykülerini anlatmaya, bloglamaya ve paylaşmaya başladılar. Gittikçe daha çoğu ile karşılaştık. Onlardan çok şey öğrendik.

Öğrendiklerimizden bazıları şunlardı:

1. İnternet pornosu Playboy gibi değil.
Sanırım bunu zaten biliyordunuz. İçerik çok çabuk eskiyor. İnternet pornosu sabit resimlerden çok daha fazla uyarıcı. Bunun sebebi sonsuz yenilik ve bir içerikten diğerine tıklama imkanı. İnternet pornosunun daha uyarıcı olmasının bir diğer sebebi de kişinin daha çabuk bir şekilde sapıkça ya da şoka düşüren materyale ulaşabiliyor olması.

2. “Bağımlığa yatkın kişilik” özellikleri pornoya takılı kalmanın ön şartı değil.
Standart modelde bir yatkınlığınızın olması gerekir, bağımlı olabilmeniz için genetik olarak yatkınlık aranır. Genetiğin insanların bağımlı olması için ön şart olduğu doğru. Fakat sitemize gelen pek çok kişide başka hiçbir bağımlılık mevcut değil. Onlar sadece sıradan insanlar, izlemeye başladılar ve öyle kaldılar. Haklarında ilginç olan ise porno modundan çıktıkları zaman, “normal” hallerine dönüyorlardı.

3. Aşırı porno kullanımının beyni nasıl etkilediğini anlamak kullanıcılar için çok faydalı.
Beynin nasıl çalıştığını anladığınızda, porno bağımlılığından kurtulmak için kendinizi çok daha hazırlıklı hissedeceksiniz. En önemlisi, kendinizi suçlu ya da utanç içinde hissetmeyeceksiniz. Umarız, böylece kendinize yaptığınız kötü telkinler azalacak.

İşin özü şu: Porno beyninizi aşırı uyardı ve beyniniz değişti. Pornoya bağımlılık tıpkı diğer bağımlılıklardakine benzer beyin değişikliklerine yol açıyor. Pornoya duyduğunuz özlemin ardındaki şey beyindeki değişiklikler. Bu sebep sizi pornoya geri döndürüyor – bırakmaz isteseniz bile.

Bakın, internet pornosuna biz “süper uyarıcı” diyoruz. Bunun anlamı evrim sürecinde karşılaştığımız diğer her şeyden daha etkileyici olması.

İşte size resmin büyüğü. Beyniniz aslında modern dünyada yaşayan bir avcı-toplayıcı beyni. Çevremiz inanılmaz biçimde değişti. Buna rağmen beynimiz son 100 bin yılda çok az evrimleşti. Yani modern hayatın pek çok yönüne adapte değiliz -izole odaların içinde yaşamaktan, masa başı işlerde çalışmaya, küresel ısınma ya da ekonomi hakkında endişelenmeye…

Bizim bir kamp ateşinin etrafında oturuyor olmamız gerekiyordu, bilgisayarın başında saatlerce oturup porno izlememiz değil… İşte çevremizin değiştiğine dair bir başka örnek-ve beynimiz bununla başa çıkamıyor: Pek fazla şişman avcı-toplayıcı resmi görmediniz, öyle değil mi? Halbuki Amerikalılar’ın yüzde yetmiş beşi obez.

Peki, bu nasıl oluyor? Beynimiz yüksek kalorili yiyecekleri sevmeye programlanmış durumda. Bu program hayatta kalmak için şarttı. Çünkü böyle yiyecekler çok nadirdi: bal, tatlı meyveler, yemişler. Günümüzde rafine ettiğimiz karbonhidratlar ve yağ oranı yüksek abur cuburlarımız var. Beynimiz bunları oldukça uyarıcı buluyor, bu nedenle bu yiyecekler “normalüstü uyarıcı”-atalarımızın karşılaştıklarının ötesinde. Tıpkı İnternet pornosu gibi.

Beyin Kuralı #1 der ki, “Hayatta kalmalısın“, yani kalori al! Yiyecek açısından bunun anlamı, hazır bulmuşken tüket, çünkü ne zaman çürüyeceğini bilemezsin. Beyninizin ilkel kısmı size her fırsatta alem yapmanız için ısrar edecektir, böylece siz de tüketebildiğiniz kadar tüketirsiniz. Bu da aşırı tüketime götürür. Bu kural aynı zamanda cinsel partnerler için de geçerlidir.

YBOP.re

Beyin Kuralı #2 der ki, “Bebek yap!” Aslında, belki de bunu “Beyin Kuralı #1” yapmalıydık. Gördünüz mü, evrimin en önceliği daha çok “gen paketi” yapmak, sizin daha çok kopyanızı!

Şu soru akla gelebilir: bir avcı-toplayıcının hayatında, kaç tane potansiyel seks partneri karşısına çıkabilirdi? Düşüncem, çok fazla değil. Peki bunların kaçıyla yatıyorlardı? Bundan çok daha azıyla olsa gerek. Aşırı porno kullanıcısı tek seferde atalarımızın görebileceğinden çok daha fazla ateşli kadın, erkek ya da her neyse ile karşılaşıyor.

Yani, internet pornosu da bir diğer “süper uyarıcı”. Beyinlerimiz böyle aşırı bir porno kullanımını kaldıracak şekilde evrimleşmedi. Dahası, abur cuburdan farklı olarak, internet pornosunda hiç “doyma hissi” yaşamıyorsunuz.

İnternet pornosunun bu kadar uyarıcı (ve bağımlılık yapıcı) olmasının bir diğer sebebi: Beyninizin ilkel kısmında bulunan eski bir programı suistimal etmesi. Bu bilinçaltı program sizi porno yoluna sokan şey.

Pek çok defa yapılmış olan şu deneyi göz önüne alın. Bir erkek fareyi istekli bir dişinin kafesine koyarsanız ne olur? İlk göreceğiniz kudurmuş gibi çoğalmaları olacaktır. Kademeli olarak erkek fare Dişi No. 1 den sıkılacaktır. Dişi daha çok istemektedir, fakat erkek için bu kadarı kafidir. Artık olay hoşuna gitmemektedir.

Şimdi de, asıl dişiyi yeni bir tanesiyle değiştirelim. Erkek canlanır ve tüm gücüyle dişiyi hamile bırakmak için çaba gösterir. Yapmaya devam eder. Sonra, erkek Dişi No. 2’den de sıkılır. Olayı anladınız mı? Bu süreci defalarca tekrarlayabiliriz… yeni partnerlerle. Kaç defa yapılabileceğinden emin değilim, ama erkek yorgunluktan ölene kadar devam ettirebilirsiniz.

Bu bir genetik program. Bunun cinsel organlarınızla alakası yok. Hepsi beyinde olup bitiyor. Bunun amacı daha fazla bebek yapmak, ama bundan da önemlisi, erkeğin yavrularının genetik çeşitliliğini arttırmak.
YBOP.ce

İşte ilginç bir grafik, bu cinsel münasebetlerle alakalı.

“Dişi sunumu” tablonun altında yer alıyor, ve dakikalık boşalma süreleri de sol yanda. Bir erkeğimiz var diyelim. İlk deneyde, aynı dişiyi defalarca yapması gerekti. Diğerinde, farklı dişileri vardı. Boşalması ne kadar sürdü? Eğer aynı dişi ile olan performansa bakarsanız, her seferinde daha fazla sürdüğünü görürsünüz. Deneyin sonunda, 18 dakika sürmüş. Ama, elbette farklı dişilerle oldukça çabuk boşaldı. Bunun anlamı çok ama çok heyecanlıydı (uyarılmıştı).

Aşırı porno kullanıcıları sıkça daha çok yeniliğe ihtiyaç duyarlar – tıpkı bu fare gibi – heyecanlanmak, kaldırmak, ya da indirmek için.

Hayvanlarda olay şu: adına Coolidge Etkisi deniyor. Mevcut cinsel partnere olan ilginin azalması ile başlıyor. Sonra, yeni bir cinsel partner için yenilenmiş enerji. Bu tüm memelilerde mevcut, ve aynı zamanda dişilerde de mevcut. Tekrar ediyorum,çocukların genetik çeşitliliği bu sayede artıyor.

Coolidge Etkisi sizi internet pornosuna başlatan şey. Porno sizi bir laboratuvar faresine dönüştürüyor. İlkel beyniniz o iki boyutlu dişileri (ya da ekranınızda ne varsa)hamile bırakmanız için size yalvarıyor.

Günün sorusu: Neden eşcinsel olmayan bir erkek Elizabeth Hurley’i aldatsın ki? Yanıtı “eski”ye karşı “yeni”de. Coolidge Etkisinde.

Şimdi, sadece erkekleri ele almıyorum. Erkeklerin kadınlardan çok daha fazla önüne gelenle yatmaya yatkın olduğu söylenir. BU doğru değil. Eğer avcı-toplayıcı topluluklara bakarsanız, dişilerin de en az erkekler kadar cinsel çeşitliliği seçtiğini görürsünüz.  Ve son araştırmalar göstermiştir ki günümüz kadını da erkekler kadar birden fazla partnerle ilişkiye girmeye yatkın. Yani Coolidge Etkisi erkek ya da kadın olmanızla, ya da cinsel tercihlerinizle alakalı bir şey değil.

Diyelim ki mutlu bir evliliğiniz ya da partneriniz var. Diyebilirsiniz ki “hayatta aldatmam”. Belki de aldatmayacaksınız, fakat Coolidge Etkisi beyninizde yine mevcut. Beyninizin daha rasyonel, yeni kısımları “Hayır, aldatmayacağım” diyor, fakat beyninizin ilkel parçaları “Vay, Şuna bak!”. Ya da, cinselliğin nasıl olduğunu hayal ediyorsunuz. Veya belki de porno izliyorsunuz.

Bu tepkiler Coolidge Etkisinin birer işareti, genetiğinizi mümkün olduğunca fazla yayma gayreti.

Bakmaktan söz etmişken, belki de biz o kadar özel değilizdir. İşte size ilginç bir araştırmanın başlığı: “Maymunlar, dişi maymunların altını görmek için ödüyorlar.” Ödemeyi ne ile yapıyorlar? Maymunlar tatlı şeyleri severler, meyve suyu gibi. Yani, yapılan deneyde, maymunlarYBOP.mb dişilerin altlarına bakmak için meyve suyundan vazgeçtiler.

Biraz porno gibi – ya da baya öyle. Maymun pornosu bu da.

http://yokbanaporno.blogspot.com.tr/p/pornonun-zihinde-yarattg-etkiler-porno_23.html sitesinden alınmıştır.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: