Porno Bagimliligi Nedir?Porno Bagimliliginin Zararlari Nelerdir?

Başlangıç » Erektil Disfonksiyon » Ereksiyon Bozukluğu – 1.Bölüm

Ereksiyon Bozukluğu – 1.Bölüm

Bu gönderinin içeriğini anlayabilmek için, “Porno Bağımlılığı” isimli 6 parçalık yazı dizisi ile başlayın.

Bizim özgür irade ve düşünce özgürlüğünü savunduğumuzu lütfen bilin. Pornoyu yasaklamak istemiyoruz ve insanların cinsel organları ile ne yaptıklarını umursamıyoruz. İlişkiler üzerine olan bir başka web sitemiz daha var. Onun porno ile alakası yok. Bunun yerine nörobilim, orgazm ve sevgi, cinselliğin evrimi ve bağımlılık üzerine makaleler mevcut. İnsanların cinsellik hakkındaki konuları konuşabildiği bir forumumuz da var. Beş sene önce, Google’ın yardımıyla, porno kullanıcıları bizleri buldular ve deneyimlerini paylaştılar. Yıllar sonra, foruma üye olan porno kullanıcıların büyük çoğunluğunda çeşitli aşamalarda iyileşmeler gözlemledik.

Sonuç olarak, porno bağımlığı ve pornodan kaynaklı ereksiyon bozuklukları hakkında pek çok şey öğrendik. İşte sizlere aşırı bir porno kullanıcısının sözleri…

“Gençliğimden beri aşırı porno izliyorum ve yirmili yaşlarımdan itibaren EB(Ereksiyon Bozukluğu) soruları yaşamaya başladım, fakat otuzuma bastığım şu günlerde artık ilişkiye giremeyecek kadar EB sorunu yaşıyorum. Bu zamana kadar partnerlerimin çekiciliğine ya da yeniliğine suçu atıyordum, ya da fit olmamama, diyetime, yaşıma, stresime, performans anksiyeteme falan… Pek çok şeye… Ne zaman ki Internet Pornosu olmadan mastürbasyon yaparak orgazma ulaşamadığımı fark edince, bir şeyler dank etti. Tabi, artık problemlerimin kaynağı apaçık meydanda benim için.”

Aşırı porno kullanıcılarının cinsel bozukluklarının porno ile alakalı olduğunu görememelerine çok sık rastlıyoruz. İşte bir başka tipik alıntı:

“24 yaşındayım ve yıllardır ereksiyon bozukluğu ile mücadele ediyorum – ve ta ki bunların sebebinin porno bağımlılığı olduğunu öğrenene dek. Bu problemin sebebin ne olduğunu çözene kadar duygusal olarak çok gelgitler yaşadım. Bu şeyi bu kadar sıkıntılı yapan aslında gerçek kadınlardan tahrik olmanız gerektiğini biliyor olmanız, fakat bir sebepten bunun olmaması. Bu sefer de kendinizi tahrik olmaya zorluyorsunuz ki bu da başarısız oluyor ve kendinizi depresyon ve anksiyete girdabında buluyorsunuz. Uzmanlar bu sorunun cidden daha fazla üzerinde durmalı.”

Gençlerin bile ereksiyon sorunları yaşadıklarını duyuyoruz. Bu normal değil. Elbette, ara sıra anksiyete olabilir, fakat kronik iktidarsızlığın, ciddi bir sağlık sorunu olmadığı sürece, olması çok zor.

İnsanlara bu sorunları aşırı internet pornosu kullanımının yaşattığı aşikâr, çünkü bıraktıkları zaman ve pornodan uzun bir süre uzak durduklarında, ereksiyonları ve şevkleri geri dönüyor.

Şiddetli porno kullanımıyla, beyin değişebilir. İşte beyinde oluşabilecek bazı değişiklikler:

  • Doğal ereksiyonların kaybolması (‘Sabah Odunları’na tekrar kavuşan erkekler buna bayılıyor.)
  • Durağan pornodan, ya da daha önce görülen pornodan artık zevk alınmaması… Erkekler çoğu zaman tahrik olmak için daha aşırı materyallere yönelmeye ihtiyaç duyuyorlar – ki bu da bağımlılık belirtisi.

  • Penis ile alakalı azalan duyarlılık – beynin zevk almaya uyuşmuş olduğunu belirten bir gösterge

  • Geç boşalma, ya da gerçek bir partnerle orgazma ulaşamama. Aslında, artık erkekler partnerlerine orgazm taklidi yapıyorlar

  • Çiftleşme acizliği, gerçek bir partnerin yanında ereksiyon sağlayamama (Çok sık rastlanıyor.)

EB ilaçları etkilerini kaybediyor. Problem beyinde, peniste değil.

En sonunda artık aşırı porno ile bile kalkmaz hale geliyor.

Peki, neden internet pornosunun bozukluklara yol açtığına dair çok az şey duyuyoruz?

Apaçık ortada olan bir sebebi bedava, internetten çevrimiçi izlenen internet pornosunun nispeten yeni bir fenomen olması ve gitgide daha aşırı uyarma hususunda nispeten hızlı ilerlemesi.

Bu bozukluğun oluşması için biraz zaman geçmesi gerekiyor. Herkeste farklıdır, fakat günümüzde sonsuz aşırı porno mevcut olduğundan, kimi zaman kişinin yaşı ne olursa olsun ereksiyon bozukluğu geliştirmesi sadece birkaç yılını alıyor. Bu aniden de olabilir, ama genel olarak bozulma aşamalı olan bir süreçtir.

Kullanıcılar daha uyarıcı çevrimiçi erotik içeriğe kolayca ulaşabildikleri için bu sorunlarının ileri gittiğini fark edemiyorlar. (“Aşırı” bir değer yargısı değildir, “ateşli”nin anlamı tamamen kişinin bireysel beyin reaksiyonlarında yatmaktadır.)

Erkekler bu sorun hakkında birbirleri ile konuşmazlar. Kim yirmili yaşlarda EB yaşadığını kabul etmek ister ki? Ayrıca, internet pornosu kullanımının da problemlerinin potansiyel bir kaynağı olduğu değerlendirmesini de yapmamaktadırlar.

Cinsel güç ilaçlarının yaygın reklam kampanyaları kronik ereksiyon bozukluklarının normal bir şey olduğu izlenimini yaratmıştır. Aslında, internet pornosundan önce, kronik EB kırk yaşının altında görülmesi çok nadir bir durumdu ve gençlerde ya da yirmilerindeki insanlarda duyulduğuna pek rastlanılmamıştı.

Sağlık görevlileri İnternet pornosunun sürekli yeniliğinin ve sonsuz çeşitliliğinin beyni nasıl etkilediğinin farkında olmayabilirler.

İyi tavsiyeler verebilmek için nörobilimin en son keşiflerinden haberdar olmak gerekir. İnternet pornosunun beyni nasıl değiştirebildiğini anlamak için, aşırı kumar oynamanın, video oyunu oynamanın, ya da yiyecek bağımlığının uyuşturucu bağımlılığına benzer beyin değişikliklerine yol açtığını bilmeniz gerekir. Çoğumuz için, Hollandalı araştırmacılara göre cinsellik bu aktivitelerden çok daha ilgi çekicidir.

Geçmişte, uzmanlar iktidarsızlığın sebebinin utanç ya da suçluluk hissi olduğu yönünde eğitildiler. Eğer bu günümüz gençliğinin EB’den mustarip olmasının sebebi olsaydı, o zaman mastürbasyon yaptıklarında da bu belirtiler ortaya çıkardı.

Porno kullanımı ve ereksiyon bozuklukları hakkında bir araştırma yapılmadığı için de uzmanlar bu konuda bilinçsiz kalmaktadırlar. Gerçekte ne olduğunu anlamak için beyin taramaları yapmak gerekmektedir. Her ne kadar bu kumarbazlara, video oyuncularına, aşırı yiyenlere ve uyuşturucu kullananlara yapılsa da, günümüz porno kullanıcılarına yapılmamıştır. Çalışma olsun ya da olmasın, gençlerde EB oranı yükselmektedir.

(Bu yazı dizisinin kaynak sunumu yapıldıktan sonra, İtalyan ürologlar birliği 28.000 kişinin katıldığı bir ankete sponsor olmuşlardır, ve aşırı porno kullanımının gerçekten de cinsel bozukluklarla alakası olduğunu öğrenmişlerdir. Bu birliğin başkanı, Carlo Foresta, aynı zamanda Padua Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapmaktadır, aşırı internet pornosu kullanan genç erkeklerin yüzde yetmişinde ereksiyon bozukluğu olduğunu tahmin etmektedir.)

New York Times’ın en iyi satanlar listesindeki psikiyatrist Norman Doidge tarafından yazılan The Brain That Changes Itself’e göz atalım. Kitap beynin şekillendirilebilirliği ve yeniden bağlanabilirliği üzerine yazılmıştır. Dr. Doidge aşırı porno kullanıcılarını tedavi etmiştir. Şu hususlar üzerinde kesin konuşmaktadır.
Porno bağımlılığı gerçektir, beynin içinde yapısal değişikliklerin sebebidir.
Porno izlemek ereksiyon bozukluğuna sebebiyet verebilir.

“Aslında hikâyesi aynı olan pek çok erkeği tedavi ettim ya da onlara tanı koydum. Eşlerini ya da kız arkadaşlarını objektif olarak çekici bulmalarına rağmen, gitgide onları çekici bulmakta zorlandıklarını söylüyorlardı. Bu fenomenin porno izleme ile bir alakası olup olmadığını sorduğumda, aslında cinsellik sırasında onlara daha fazla heyecan vererek yardımcı olduğunu söylüyorlardı fakat zaman geçtikçe etkisi negatif oluyordu. İşte, yatakta hislerini kullanarak tatmin olmak yerine, o andan keyif almak yerine, aşk yapmanın artık porno senaryolarının bir parçası olduğu hayalini kurmanın gitgide daha çok gerekmekte olduğunu görmekteyiz.”

Doksanların sonunda durum böyleydi. Peki, son on yılda ne oldu? Başlıklar her şeyi yazıyor “Genç Erkekler ve Çiftler Cinsellikten Sakınıyor.” Genç erkeklerin yüzde otuz altısı cinsellikle ilgilenmiyormuş. Şaka mı yapıyorsunuz? Bundan yirmi otuz sene önce, cinsellikle ilgilenmeyenleri psikiyatriste yollarlardı!

Japonya’da porno kullanımın hayli yüksek olduğu bilinmektedir. Japonlar teknolojik insanlardır ve pornodan utanmak pek söz konusu değildir. Söyleyeceğim şu ki Japonya’da bu oran son iki senede iki katına çıkmış. Bahsettiğimiz erkekler gerçek kadınlarla cinsel ilişki kurmakla ilgilenmemektedir, çünkü gerçek kadınlar yeterince uyarıcı değildir. İnternet pornosunun süper uyarıcılığıyla baş edememektedirler.

2008 yılında yapılan bir araştırmaya göre genç Fransız erkeklerinin yüzde yirmisi cinsellikle ilgilenmemekteymiş. Fransızlar? Sizce de bir şeyler yanlış gidiyor, öyle değil mi?

Ereksiyon bozukluğunun tıbbi tanımı şudur: Cinsel ilişki için tatminkâr ereksiyon hiç sağlayamamak ya da koruyamamak. (Ulusal Sağlık Enstitüsü, 1992)

Kaç insansın EB’den mustarip olduğunun istatistiklerini bulmak zordur. 1945’de yapılan ünlü Kinsey çalışmalarına bakarsanız, yirmi yaş ve altındakilerin sadece %1’i EB’dir. 45 yaşının altındakilerde ise, yüzde üçün altındadır. Ve bu durumlardan çoğu anksiyete ile ilişkilendirilmiştir.

Açıkçası, EB genç erkeklere yönelik bir hastalık değildir. En azından şimdiye dek…

Ereksiyon bozukluklarının sebeplerine bakalım. Uzmanların fikirleri zaman içinde oldukça değişmiştir. 1970’lere kadar, EB’nin sebebinin yüzde doksan psikolojik olduğu düşünülüyordu ve sadece %10’unun organik ya da biyolojik sebeplerden kaynaklandığı düşünülüyordu. Önde gelen psikolojik “sebeplerden” birisi de soğuk eşlerdi.

Günümüzde, stres, anksiyete, utanç ya da cinsel başarısızlık korkusu gibi psikolojik faktörlerin sadece yüzde on gibi bir yüzde kapladığı düşünülmektedir. EB sorunlarının yüzde doksanı organik sebeplerden, sinir problemleri, tıkanmış atardamarlar, alkolizm, diyabet, ya da yaşlanma gibi, olduğu düşünülmektedir.

Eğer kırk yaşının altındaysanız, organik bir sebebinizin olması nadirdir, fakat yine de bir doktora görünmenizde fayda var.

Sizin de görebileceğiniz gibi, bilimin gerçeği yakalaması zaman almaktadır. Altmışlarda, ED’nin “sebebi” psikolojikti, erkeğin nevrozu ya da eşiydi. Doksanlarda, işler değişti. Araştırmacılar Viagra gibi ilaçların işe yaradığını gördüklerinde, teşhislerinde “organik sebepleri” kullanmaya başladılar.

Tesadüfen, cinsel güç haplarının keşfi kazara olmuştu. İlaç aslında kan basıncı sorunları için test ediliyordu fakat beklenmeyen ve çok kar getirecek olan, bir şekilde bu etki gözlendi. Bu günlerde, bilim yine arkada kalmaktadır. Bu etki internet pornosunun etkilerinden kaynaklanmaktadır ama beyin bilimciler bu konuyu henüz çalışmak istememişlerdir.

Eğer gençlerdeki EB problemleri porno ile alakalıysa, bu problemin kökeni yine beyindir – ama yine organiktir. Porno kaynaklı EB psikolojik değildir, fizyolojik bir sebeptir. Bağımlılık sürecinin beyni değiştirmiş olduğunun bir belirtisidir. Özellikle, beynin yapısı ve fonksiyonu ereksiyon kontrolüne yoğunlaşmıştır.

Problem penisinizde değil. Beyninizde ve bu iyileşebilir. Bir sonraki yazıda ereksiyonlara bakacağız.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: