Porno Bagimliligi Nedir?Porno Bagimliliginin Zararlari Nelerdir?

Başlangıç » Yazılar 'porno rehberi' ile etiketlendi

Etiket arşivi: porno rehberi

Porno ve Mastürbasyondan Hangi Kitaplar Sayesinde Kurtuldum?

6.Sınıfta arkadaşımın evine gittiğimde tanıştım porno videolar ile İlk mastürbasyonu da orada yaptım. Sonra bu arzularıma karşı koyamadım ve bu giderek arttı.

Sessiz, içine kapanık ama çok zeki ve kabiliyetli bir çocuktum. Fakat bu mastürbasyonun bana verdiği yalancı hazlara karşı güçsüzdüm. Ailevi sıkıntılarımın oluşu da beni yalnızlığa ve kendi kendimi tatmin etmeye itiyordu. 7. Sınıfta ve 8. Sınıfta 01_Matematik_ogrenci-shutterstock_121813099_ALJ_W-620x400kötü arkadaşlar yüzünden bu bağımlılığım daha da arttı. 8.sınıfta ise ben, o safi çocuk artık kızlara iyi gözle bakan bir çocuk değildim, saflığımda gitmişti. Benim telefonum yoktu ama kötü arkadaşlar telefonlarından porno videolar açıyorlardı. Bir seferde 3-4 kere bu iğrenç işi yapıyordum. Dindar bir ailenin çocuğuydum ve dini dershanelerde büyüdüm fakat bunların beni durdurucu bir faydası olmadı. Ortaokul bittiğinde artık bir bağımlıydım. Sessizliğim ve asosyalliğim giderek artmıştı.

Liseye geçtiğimde ise kızlar daha da açılmışlar ve bu meseleler daha açık konuşulmaya başlanmıştı. Ahir zaman fitnesi tam yaşanıyordu.Bana dur diyen hiç bir şey yoktu. Aksine liseye geçtim diye ailem tarafından bana bir bilgisayar alınmıştı ve internet bağlanmıştı. Artık beni helak edecek şeyler çok yakınımdaydı. Ben mastürbasyon ve porno video pisliğinin içine tam anlamıyla düşmüştüm. Bu pisliği okulda da yapardım eve pis gelirdim. Küçüklüğümden beri namaza dair öğütler alırdım fakat beş vakit namaza 11.sınıfta başlayabildim bu günahlar sebebiyle. Çünkü artık dini bir cemaatte dini eğitimler almaya başlamıştım ve bu dini eğitimler imanımı namaza başlamaya yetecek kadar kuvvetlendirmişti fakat hala aynı pisliğe aynı hızda devam ediyordum. Porno video izlemesem de mastürbasyon pisliğini kesin yapıyordum. 3 günde bir bu pisliği yapıyordum. Durumum çok şiddetlenmişti. Kendimi bu yalancı tatminlik ve hazlardan geri alamıyordum. Bana yakın olan kız arkadaşlarım iyi insanlar olmasına rağmen onları pis hayallerime alet ediyordum. Allah ın bir ikramı olarak 5 vakit namazı 160240973-thinkstock-bosanma-ayrilik-mklhiç iradeli olarak bırakmadım. Fakat bu pislik beni dini şeylerden geri çekmeye çalışıyordu ve bunları zorlaştırıyordu. Lise hayatım hep böyle geçti. Annem babam da boşanmıştı. Ondan gelen sıkıntılarda beni bu pisliğe itiyordu. Bir bunalım yaşıyordum. Çok dertli ve sorun bir çocuktum. Aileme yol vermiştim, herkesi ittim hayatımdan. Yapayalnızdım. 12.sınıfta da dini bir cemaatte ygs’ye hazırlandım. Fakat kazanamadım.

Liseden mezun oldum. Bir sene daha dershaneye gittim. Namazlarımı hala kılıyordum fakat bu pis işleri hala bırakamadım. Artık bundan çok ızdırap çekiyordum. Tüm kalbimle bundan kurtulmak istiyordum ama nefsim ve hevesim buna izin vermiyordu. Bu pislikler tüm şiddetiyle nefsimin hevasına yapışmıştı. İkinci sene üniversiteye başladım. İçimdeki şeytanla mücadele ediyordum üniversiteye gidince dini bir yerde kalmak istiyordum fakat nefsim zorluyordu. Karılı kızlı bir üniversite hayatı yani yalancı bir cennet hayatı istiyordu nefsim fakat ben kendimi zorluyordum. Şeytan ve nefis beni çabuk mağlup ettiler. Özel bir yurda kaydoldum ve okulda kızlarla da arkadaşlık etmeye başladım. Bir seferde defalarca mastürbasyon yapıp , onlarda porno video izliyordum. Bu işten sonra daha çok içime kapanıyordum, hayat daha sıkıcı geliyordu. Üniversitenin ilk senesinde tamamen nefsi emmaresi serbest biri olmuştum, ahir zaman fitnesi yani karılı kızlı bir hayat damarlarıma kadar işlemişti. İkinci sene ben yurttaki çocuklarla beraber kendi evime çıktım. Evimize grup grup kızlar gelirdi. Artık hayatındaki her şeyi Allah a isyan olarak işlenen bir kuldum, Allah a tutunduğum tek şey namazdı. Bir tek namazım vardı ama benim o namazım beni günahtan alıkoymuyordu.

İkinci senemde kendi evime çıktım, arkadaşlarım açıktan zina yapardı. ve bir kızla sevgili olduk, onunla bir dönem sonra evlenmek üzere anlaştık, aynı benim gibi namaz kılan açık bir kızdı ,ama düzelmek istiyordu. Fakat benim hayatımı değiştirecek olay bu sene başıma gelmişti. Kim bilirdi ki bu yeni tanıştığım iyi arkadaşlar benim bu pisliklerden kurtulmama , güzel bir dünya hayatı yaşamama hatta daha fazlasını kazanmama sebep olacaklardı… işte Allahın yardımı ulaşmıştı. Bir grup çocuklar tanıştım, dini bir cemaatte sadece iman kurtarmaya yönelik dini hizmet yapan bir grup. Bu arkadaşlar beni ikinci senemde sohbete çağırdılar, onları seviyordum gerçekten iyi insanlardı. Ben bir sene boyunca o sohbetlere gittim ama aynı zaman aynı pislikleri hala yapıyordum ve ciddi bir ilişkim vardı. İkinci senenin başında iki haftalık bir bunalım geçirdim, küfür ve günahdaki karanlık ruhumu sarmıştı , iki hafta ağladım ve evden çıkmadım, daha sonra Allah kalbime bir hidayet parçası koydu ve bir ümit doğdu kalbimde. Her ne kadar günahkar ve aşağılık bir insan olsam da , var gücümle kulluğumu kurtarmak için çalışacaktım. Tüm hayatımı yeniden yapılandırma kararı aldım fakat bu kararı bu sohbetlerden dolayı aldığımı ilerleyen senelerde fark edecektim. Namazlarımı yavaş yavaş ve içinde okuğum şeylerin anlamlarını öğrenerek kılmaya başladım. Kuran okumaya başladım ve senelerce tutmadığım oruçlarımı ve kılmadığım namazlarımı kaza etmeye başladım. Bu her ne kadar günahlarımı önlediyse de önemli bir adımdı çünkü ben artık nefsimin bana yaşattığı bu hayattan razı değildim ve değişmek istiyordum. Ev arkadaşlarımdan ayrılacağımı onlara söyledim. Tüm eski kız ve erkek arkadaşlarımı terk edecektim yoksa ben bu pislikten kurtulamayacağımı biliyordum. Mastürbasyon ve porno pislikleri de aynı hızda ilerliyordu , kendime engel olamıyordum. Güzel bir insan, iyi bir kul olmak istiyordum ama kendime engel olamıyordum.

İkinci sene bitmişti yaz tatilinde evlenmek istediğim kız ile beraber Mevlana, Gavsı Geylani, İmamı Rabbani, İmamı Gazali (R.Anhum) gibi evliyaların kitaplarını okuduk. Bu kitapların feyziyle olsa gerek ramazanda ciddi bir tevbe ettim ve ilk hatimimi kız arkadaşımla beraber indirdim. Kız da kapandı. Fakat bu ramazanda nefsime iki kere yenildim ve mastürbasyon yaptım. Ümidimi yitirmeden yoluma devam ettim. Üçüncü sene başladığında ben eski hayatımı tamamen terk ettim. Tüm kız ve erkekleri hayatımdan çıkardım, açık saçık insanların dolaştığı eski gittiğim yerlere gitmedim. aglamakBeni günaha iten her eski arkadaşı terk ettim. Bu sene o iyi arkadaşlarımın okudukları kitaplarla tanıştım. Bu kitaplar Risale-i Nur külliyatı denen, 14 kitaptan oluşan bir külliyattı. Eskiden her türlü kitabı okurdum ikinci sene hepsini bıraktım çünkü günaha sevk eden kitaplardı. Risale-i nur, Kuran ın iman ile alakalı ayetlerini tefsir eden bir kitaptı. Kişinin imanını kuvvetlendirip , nefsini zayıflatmak üzerine bir tefsirdi. Bu kitap gerçekten fayda sağlıyordu, istemediğim ama müptelası olmadığım bazı alışkanlıklarımı terk etmemi sağladı. Evleneceğim kızda bu kitapları okuyordu benim tavsiyem ile. Üçüncü senenin başında kız arkadaşımla, üniversiteden sonra aileleri tanıştırmak üzere anlaşmalı olarak konuşmama kararı aldık. Ciddi bir şekilde bu kitapları okuyorduk ve büyük tesiri vardı. O kızla üniversite bitene kadar nadiren konuştuk ve ondan başka hiç bir kızla senelerce muhabbet etmedim, buna sabretmemizi sağlayan şey bu kitaplardaki iman ve kuran hakikatleriydi. O kızın da benden başka hiç bir arkadaşı yoktu, o da Risale-i Nur okuyan o cemaatteki kızlarla tanıştı ve üniversiteyi onlarla beraber bitirdi. Fakat henüz müptelası olduğum mastürbasyon ve porno videolardan kurtulamamıştım. Bu çok lanetli bir şeydi insanın yakasını bırakmıyordu, gerçekten iyi bir insan olmaya başlamıştım , eski bunalımlarım ve kötü hareketlerim gitmeye başlamıştı , sosyal bir insan olmaya başlamıştım fakat bu illet gitmiyordu. Ben 3, 4 ve 5. senelerimde bu kitapları çok ciddi manada okudum, kitaplara dersler gibi çalışıyordum. Risale-i nur çok geniş, kapsamlı ve ahir zaman olan bu asrın hastalıklarını tedavi üzerine Kuran dan alınan ilaçlardı. Ben bu Risale-i nur külliyatını son sınıfa kadar 4 kere bitirdim. Anlayarak okumaya çalışıyordum ve gerçekten artık kitaptaki meseleleri öğrenmiştim , kendimdeki gelişimleri görebiliyordum imanım kuvvetlenmiş, kalbim temizlenmeye başlamıştı fakat bu alışkanlıktan kurtulamamıştım. Sonra kitaptaki nefis terbiyesi ile ilgili olan kısımlardan anladım ki bu bizim müptela olduğumuz pislikten kurtulmanın çaresi nefis terbiyesinden geçiyor. İnsan namaz, Kuran, kitap okuma ve ibadet ile kalbini ve duygularını temizliyor ama nefsin ve hevesatın temizlenmesi kolay olmuyor. Ben üniversitenin son senesinde nefis terbiyesi ve riyazete giriştim. Nefis terbiyesinin en önemli adımı olarak riyazetteki açlık gibi maddi tedbirler değilde , telikine benzeyen ama telkin gibi zayıf şeyler yerine, Risale-i nurun içinde ,Kuran daki hakikat ilminin izah edildiği nefsi ikna etmeye yarayan metinleri okuma ve nefsimi bunlarla ikna etme yoluna gittim. Bu nefis terbiyesinin ilk adımıydı, nefsime buraları okuduğumda biraz canım sıkılıyordu, eğlencelerinin elinden alınması hiç hoşuna gitmiyordu alçak nefsin. Ben bu nefsi ikna eden metinlerin hepsini Risale-imaxresdefaultnurun içinden topladım, 6000 sayfalık kitap külliyatından 50 sayfa olarak buraları çıkardım ve bir sene içinde yaklaşık 100 kere okudum. Nefis terbiyesinin ikinci adımı olarak da riyazetteki açlığı uyguladım. İlk adımı aşırı uyguladım fakat ikinci adım vasat derecedeydi. Sabah ve akşam haricinde sofraya oturup yediklerimden başka bir şey yememeye çalıştım. Ek öğün kesinlikle yememek gerekiyor. Nefsin en büyük silahı dolu bir mide. Bunu size anlatmak mümkün değil bu terbiyenin neticesini ancak kendiniz yaparak görürsünüz. Nefis terbiyesi esnasında nefsim çok zorluyordu beni, onu köşeye sıkıştırdıkça daha çok şiddetleniyordu. İnternet elime geçtiği anda bu pisliklere giriyordum, son sene telefonu ve bilgisayarı terk etmek zorunda kaldım ama bu da yetmedi. Tek başıma bir yerde kalsam bu kriz geldiği zaman m. yapıyordum. Hiç kurtulamayacağımı düşünmeye başlamıştım , bu kadar uğraştığım halde gitmiyordu, yine yapıyordum. Onlarca kez ağladım. İnsanlara iyiyi öğütleyen bir insandım ama kendim tek kalınca iğrenç bir insandım. Yazın gelmesiyle daha da şiddetlenmişti ama kendimde görmeye başladığım değişiklikler bana ümit veriyordu Allah beni bir kısmından kurtarmıştı, o eski pis hayatımdan kurtarmıştı , biliyordum ki bir gün muhakkak beni bu pislikten de kurtaracaktı çünkü ben O’ nun ipine iman hakikatleri ve nefis terbiyesi ile sımsıkı sarılmıştım. Günaha girdikçe bu nefis terbiyesine ait yazıları okudum. Bu manevi terbiye diğer tarikatlardaki gibi 7 nefis mertebesi veya 10 duygu terbiyesi gibi değildi. 4 basamaktan oluşuyordu. 1. basamakta niçin nefsini sevmek yerine Allah ı sevmek gerektiğini anlatıyordu. 2. basamakta ölümün hakikatini gösterip nefsi köşeye sıkıştırıyordu. 3. basamak bütün iyiliklerin Allah ın elinde olduğunu ispat edip, nefsin elinde hiç bir iktidar bulunmadığını anlatıyor. 4. basamakta nefsin kendine bakan benlik cihetini izah edip, kendi varlığının kendi ile devam etmediğini ancak Allah a bağlı bir hayatı ve varlığı olabileceğini ispat edip nefsin tüm çıkar yollarını kesiyor ve teslime mecbur ediyor. Fakat bir iki kez okumakla olmuyor. Ben 100 kere okudum bu 50 sayfa toplama kısımları ve iki sene boyunca bu iman hakikatlerini okuyarak savaştım. Okul bitmesine yakınlaşmıştı eski kız arkadaşımla ailelerimizi tanıştırdık ve sözlendik. Yakında evlenme niyetimiz var, dua edin kardeşlerim. Bu terbiyeye devam ile nefsimin bu arzularını dizginlemek nasip oldu. Cehennem gibi ızdıraplar çektim. Bu terbiyeye devam ile sonunda bir evlilik olmalı çünkü bu terbiye nefsin şehvani arzularını tatmin etmiyor ama basıtırıyor. Evli olanlar kısa zamanda netice alacaklardır fakat bekarlar durumları çok kötü ise evliliğe yakın zamanda sonuç alırlar.Evlilik terbiyeden sonra çok önemli bir nokta. Dikkat lazım! Pişmanlıklar yaşadım ama Allah bana hayatımı geri nasip etti, o temiz hayatı tekrar nasip etti. Şimdi nefsim bu pis işleri bana yaptırmak için eskiden yaşadığım o krizlari ve baskıları bana yapamıyor. Hevesatım sakinleşti. Dışarıda kadın görünce  eskisi gibi olmuyorum. Yalnızken internette bu resimlere ve görüntülere maruz kalınca baştan çıkmıyorum. Çok rahatladım. Allah a hadsiz şükürler ediyorum. Ben bu pislikten kurtulduğum için Cenabı Hakka hadsiz şükürler ediyorum. Ben bu pisliğin içindeki en kötü numunelerindendim. 4 senelik bir müddetten sonra ancak düzelebildim. Son 2 senesi çok sıkı çalışmalarla geçti ama bir noktada bu iş düzeldi. O noktada hevesatını mastürbasyon ve porno videolardan çekip bir kadına yönlendirmekle bitiyor. Bu terbiye olmazsa kadın fayda vermez, sonunda nefsin isteklerini helal yoldan tatmin edecek bir kadın da olmazsa terbiyenin tesiri zorlaşır. Şimdi de nefsim haramları arzuluyor, hevesini giderecek bir kadın istiyor ama bana o eski aşağılık işleri yaptıramıyor. Nefsimin tehlikesinden kurtulmuş değilim ve son nefese kadar da bu tehlike devam edecek biliyorum ama o eski kalbimizi ve dinimizi harap eden pislikten kurtuldum. Bir çare var, ümit var olun. Sizin hayatınızı okuduğum o-HAPPINESS-facebookzaman kendimde bu pisliğin belasını 12 sene çekmiş biri olarak gözlerim doldu. Allah kardeşlerimizi ve bilhassa bizim gibi ahir zamanın bu pisliklerine bulaşıp da kurtulmak isteyenleri korusun ve kurtarsın. Başımdan geçen her şeyi sizinle paylaşıp size destek olmaya hazırım. Beni Rabbimiz bu yolla kurtardı veya kurtarmaya çook yakınlaştırdı. Bu pisliğin içinde senelerce boğulup da , kendisi gibi buna müptela olanlara şefkat etmemek mümkün değil. Her yardıma hazırım. Allah ın bana nasip ettiği bu yöntemi aynı kaderi paylaştığım sizlerle paylaşmak isterim.

bu benim kurtuluş hikayem. daha ekleyeceğim şeylerde var bu sadece bir kaç internet sitesi gezdikten sonra benim gibi zavallıları görüp aklıma gelenler. sitenizde yazan her şeyi yaptım. sporundan arkadaş edinmeye kadar her şeyi daha detaylı yazıp bir umut olmak istiyorum arkadaşlara.

Sürekli Olarak Süreci Bozan Arkadaşlara Sorular

Bir şey soracağım sürekli bozan ve tekrar başlayanlara genel olarak;

indir (1)1-) Etrafınızdaki tüm tetikleyicileri buldunuz mu? Biliyorsunuz ki İslama ve diğer uhrevi dinlere inanan arkadaşlar; şeytanın ilk yemi siz değilsiniz Adem A.s’den beri pek çok zeki, dindar, kültürlü aklınıza gelebilecek tüm iyi özellikleri barındıran insanları kandırdı. Siz onlardan daha iyi olduğunuzu zannedip ya aslında şu video bir şey yok, ya aslında şu kız profili etkilemez beni felan mı diyorsunuz. Tetikleyicileri bulup, ülmüğüne neden çökmüyorsunuz?

2-)Hala spora başlamadınız mı?

3-) Hala 24 saatin içinde 25 saat aramıyor musunuz?

4-) Hala bilgisayar TV cep telefonu üçlüsünden vazgeçemiyor musunuz?

5-) Hala bilgisayarın başında gerekli gereksiz saatleriniz mi gidiyor?

6-) Hala nofap hareketine yardımcı olabilmek için İngilizce öğrenmiyor musunuz?

7-) Hala saatle yaşamayı alışkanlık edinemediniz mi?

8-)Hala internete girdiğinizde sağ orta köşede reklamlar çıkıp o reklamların sizi etkilediğini bilmiyor musunuz?Bunun için Adblock ve K9 web pro kurmadınız mı?9-)Hala tetikleyiciler içeren film ve müzikle mi zamanınız geçiyor?

10-)Hala yemek yeme stilinizi değiştirmediniz mi hala patates cipsle mi karnınızı doyuyorsunuz?

11-)Hala beyindeki ödül haritanızı değiştirmek için yeni güzel alışkanlıklar edinmediniz mi?

12-) Gelecekteki eşinizin, ailenizin size olan bakışlarını hayal edemiyor musunuz?

13-)Sınavlarınızda başarısız olup, ekonomosi eğitim sistemi kötüye giden bir ülkede suçların yağmaların arttığı ülkede hangi işte çalışmayı düşüneceğinizi sormuyor musunuz? Eğer bunların birini bile düşünmeyip, sadece pornoya savaş açtıysanız eyvahlar olsun. Bu tek boyutlu bir problem değil yukarıda saydıklarım en azını teşkil etmekte. Ya bu asgariler için düşünür yeni bir hayata merhaba dersiniz ya da sürekli pes edersiniz.

Bir Nofapçının Nacizane Önerileri

indirhayırlı geceler beyler. bu gece de bir şeyler karalayasım geldi.
beyler söyleyebileceğim ilk şey kütüphaneye gidin vakit geçirmek için. genelde porno bağımlılığı ve sosyal anksiyete beraber bulunur kişilerde.kütüphaneye gitmenin bu konu hakkında ne alakası var diyeceksinz. şöyle sıralayalım:
1)kütüphanede vakit verimli geçer.çalışırsınız odaklanmanız gelişir.genelde insanlar evde çalışamıyorum derler.kütüphanede bu durum tam tersine döner. çalıştıkca çalışasınız gelir biyerden sonra.
2) beyler topluluk içinde bir şeyler yapmış olursunuz. eğer kalabalıktan insanlardan çekinen biriyseniz bu konuda geliştirirsiniz kendinizi.
3)kitapları karıştırın. kendinize yeni ufuklar açarsınız. kitap okumayı beceremiyosanız kütüphanelerde büyük renkli ciltli kitaplar olur. rekorlar kitabı gibi. başta onlara bakarsınız olmadı grin ifade simgesi
4)sosyalleşmek için birebirdir kütüphane. sürekli aynı kütüphaneye gittikçe aynı insanların genelde orda olduğunu görürsünüz. ben kütüphanede avukatın biriyle tanıştım mesela. hakimlik sınavına çalışan, elektronik mühendisi biriyle tanıştım geçen.

ikinci olarak beyler filmler diziler aşırı tehlikeli.baştan kabul etmek gerekir ne yazık ki. hiç beklemediğiniz bir filmde beklemediğiniz bir sahne sonucu tekrar porno izleyebilirsiniz. ki bu şekilde süreci bozulan vardır. burda size şöyle bir tavsiyede bulunayım. bir youtube hesabı açın ve farklı kanalları takip edin. yap yap bilmemne gibi kanallar değil. artık durumunuza göre ilgi çekici kanallar bularak onları seyredin. ben youtube sayesinde pek çok farklı alanla ilgilenmeye başladım.
örnek verecek olursak doğayla alakalı bir kanal. sözsüz müziksiz. ama ilgi çekici
https://www.youtube.com/channel/UCAL3JXZSzSm8AlZyD3nQdBA
motor incelemeleri yapan güzel bir kanal mesela bu da
https://www.youtube.com/user/smoothoperatorRed5
balıkçılıkla alakalı bir kanal
https://www.youtube.com/channel/UCsQ7HxUm6dOG4T3SKUnoHgw
dediğim gibi youtube de seyredilcek tonla içerik var. hem kendinizi pornodan korumuş olursunuz. hemde kendinize ilgilenecek yeni alanlar bulmuş olursunuz. win-win
son olarak beyler. aranızda şimdiden depresyona girmiş arkadaşlar vardır. yok efendim ben ömür boyu kızlarla konuşmayacak mıyım. yok efendim daha yaşım 18. beyler. kendinizi mastürbasyondan hatta zinadan uzak tutun. çevremde bir çok amsalak olduğunu bildiğim için yazıyorum bunu. bi yaştan sonra-genelde 40 olur bu yaş-bu tarz arkadaşlar kafayı yer. kadın için yapmayacakları şey yoktur bunların.zaten birçok sosyal medya ortamında bu tarz insanlarla karşılaşmışsınızdır grin ifade simgesi eğer mesafeyi korumaz dengeli olmasanız beyler ya porno bağımlısı olursunuz ya da karı kız için her şeyini ayakları altına alan amsalaklar gibi olursunuz. ömrünüzü bunlarla deği l daha verimli şeylerle geçirmek istiyorsanız dengenizi korumalısınız. BU ŞEKİLDE DEPRESYONA GİRERSENİZ EĞER KENDİNİZE ŞUNU HATIRLATIN BEYLER: DOĞRULAR YANLIŞ YOLDA OLANLARA ACI GELİR !

Porno Bağımlılığı Serisi – 3. Bölüm

Slaytı bu kadar tıka basa doldurduğum için kusura bakmayın, ama bu bir bağımlılık testi, ve size hepsini tek bir ekranda göstermek istedim. Eğer bu sorulardan üçüne ya da daha fazlasına “Evet” yanıtını veriyorsanız, o halde siz bir bağımlısınız – en azından Amerikan Psikiyatri Birliği’ne göre. Ben biraz kısalttım bunları, normalde bu kısımlar madde bağımlılığı için oluşturulmuşlar, porno bağımlılığı için değil.

[Slaytın çevirisi]

3’ten Fazla Evet Çıkarsa = Bağımlılık

1) Tolerans: Zaman içinde kullanımınız arttı mı ya da çoğaldı mı?
2) Çekilme: İzlemeyi bıraktığınızda, herhangi bir fiziksel ya da duygusal çekilme yaşadığınız oldu mu?
3) İzlemeyi kontrol etmede zorlanma: Bazen istediğinizden daha fazla ya da daha uzun süre izlediğiniz oluyor mu?
4) Negatif sonuçlar: Duygularınızla, özgüveninizle, sağlığınızla, işinizle ya da ailenizle ilgili kötü sonuçlara yol açmasına rağmen izliyor musunuz?
5) Yapılması gerekenleri boşvermek ya da ertelemek: Sosyalliği, dinlenceyi, çalışma hayatını ya da ev işlerini bıraktığınız mı ya da azalttınız mı?
6) Azaltma isteği: Kullanımınızı azaltmak ya da kontrol altına almak isteğiniz oldu mu? Bırakma hususunda başarısız denemeleriniz var mı?
7) Önemli miktarda zaman ve duygusal enerji harcamak: Edinmek, gizlemek, planlamak ya da izlemeyi bırakmak için çaba harcıyor musunuz? Yakalanmamak için bazı şemalar kurguladınız mı?Eğer yukarıdakilerden iki tanesine ya da azına “Evet” dediyseniz, burada okumayı bırakabilir ve favori porno sitenize tıklayabilirsiniz.

“Tolerans” kelimesi garip gelebilir, fakat anlamı şudur “Zaman içinde kullanımınız arttı mı ya da çoğaldı mı?” Yani, porno izlerken, her seferinde daha fazla saat mi porno izliyorsunuz? Ya da, daha fazla şoka sokan ya da aşırı pornolara mı geçiyorsunuz?

“Çekilme” semptomları yaşamadan da bağımlı olmanız mümkün, fakat forumdaki çoğu kullanıcı bıraktığı zaman bazı semptomlar geçiriyorlar. Anksiyete, asabiyet, yorgunluk, ya da depresyon gibi. Bunlar en sık rastladıklarımız. Fakat kimilerinde de grip benzeri semptomlar, başağrıları, uykusuzluk gibi deneyimlere rastladık.

“İzlemeyi kontrol etmede zorlanma” İstediğinizden daha fazla mı porno izliyorsunuz?

“Negatif sonuçlar var mı?” Duygularınıza? Ya da sağlığınıza?

“Yapılması gerekenleri boşvermek ya da ertelemek” Yaşamak yerine porno mu izliyorsunuz?

“Azaltma isteği” Çoğu bağımlı istedikleri zaman bırakabileceğini söyler. Fakat yapmazlar. Sizin hiç başarısız bırakma denemeleriniz oldu mu?

“Önemli miktarda zaman ya da enerji harcamak” Porno kullanımınızı gizlemeye çalıştınız mı? Herhalde buna herkes “evet” demiştir.

Alkol, kokain ya da meth gibi bağımlılık yapan maddelerin bağımlılık yapmak için beyni değiştirdiği bilinen bir şeydir. Peki yemek yeme, seks yapma, alışveriş ya da online video oyunları gibi “davranışsal bağımlılıklar” için ne söyleyeceğiz? Onlar da bağımlılık yaratırken beyni değiştiriyorlar mı? Elbette ki değiştiriyorlar. Zaten ondan bağımlılık diyoruz.

Kumar oynama ya da yemek yeme üzerine yapılan son araştırmalarda uyuşturucu bağımlılarının yaşadığı beyin değişikliklerinin benzerlerine rastlandı. Peki internet pornosu? Kimse bunun üzerinde çalışmak istemiyor. Aynı zamanda, henüz üzerinde araştırm a yapmak için yeterince zaman geçmedi, çünkü bu çok yeni bir fenomen.

Söyleyin bana: Hangisi daha uyarıcıdır? Cheesecake yemek mi, yoksa internet pornosuna masturbasyon yapmak mı? Seks ve masturbasyonun dopamin seviyelerini yemek yemeye göre çok daha fazla yükselttiği bilinmekteir. Hangisine daha fazla zaman harcarsınız – yemek yemeye mi yoksa pornoda doruk yaşamaya mı?

Şimdi de doğal destekleyiciler hakkında konuşalım. “Doğal destekleyici” dopamin salınımına sebep olan uyuşturucu olmayan aktiviteler için kullanılan havalı bir terim – yemek yemek, seks yapmak, kumar oynamak ya da oyun oynamak için.

Aslında uyuşturucu kullananların (insan ya da hayvan) sadece %15’i bağımlı olur. Elbette ki, genler büyük rol oynamaktadır, tıpkı çocukluk deneyimleri gibi. Eğer doğal destekleyicilere bakarsanız, tabi ki yiyecek güçlü bir tanesidir, bağımlı hale gelen insanların yüzdesinin çok daha yüksek olduğunu görürsünüz. (Amerikalıların %66’sı aşırı kilolu, %35’i ise obez) Tabi, bu normalde uyuşturucu kullanımına göre çok daha fazla zaman alıyor.

Düşünün. Az kişi şişman olmak ister. Yine de modern Batı kültüründe, çoğu insan öyledir. Fareler, bir diğer yandan, şişman olup olmadıklarını umursamazlar. Batı yemeği yediklerinde, neredeyse hepsi aşırı yer ve obez olurlar – sadece şişman değil.

Bu da bizlere doğal destekleyiciler hakkında iki şey gösterir:

1. Ödül döngümüz bizim yememiz ve seks yapmamız için evrimleşmiştir – uyuşturucu için değil. İşte bu yüzden çoğu insan potansiyel olarak internet pornosuna bağımlı olabilir.

2. Yemenin ve seks yapmanın aşırı uyarıcı versiyonları bizi ele geçirebilir – genetik olarak madde bağımlılığına duyarlı olmasak bile.

Soru şu: “Doğal destekleyiciler nasıl bağımlılık yapabilir?”

1. Atalarımızın dayanılmaz buldukları aşırı uyarıcı versiyonları olduğunda.

2. Bir şey sınırsız miktarda olduğunda.

3. Çok çeşitli şekillerde olduğunda – yenilik tuzağı bundadır.

4. Beynimizi değiştirdiğini farketmeden alemini yaptığımızda.

Modern yiyecekler ve internet pornosu tüm bu karakteristik özellikleri taşıyor. İkisi de beynimizin doğal doygunluk hissine aşırı yüklenebilir – şu “ben tamamım” hissine. Hatırlayın, kalori aramak ve dölleme fırsatları genlerimizin en öncelikli işleri. başka bir değişle, limbik sistemimizin en önemli öncelikleri.

Eğer bağımlıysanız, beyniniz aşırı uyarılmaya adapte olmuştur. İşte tüm bağımlılıkların ortak noktaları:

1. Ödül döngülerinin uyuşması, ve

2. Ödül döngülerinin yeniden bağlanması

Eğer ödül döngünüzde uyuşma varsa, dopamin tepkilerini bir şekilde bozmuşsunuz demektir. Artık beyninizin o kısmını uyarmak daha zordur – ister yemek yemek, seks yapmak ya da rock ‘n’ roll dinlemek olsun. Daha az zevk alırsınız.

Daha az zevk almak size daha çok zevk verecek şeyler için arzu uyandırır – ve genelde bu bağımlılığınızdır. Ödül döngünüz tıpkı pili azalan el feneri gibi olmuştur.

Ödül döngünüzün yeniden bağlanmasının iki önemli sonucu vardır:

1. Artık daha güçlü bir “elde et” sinyali alırsınız. Birbirine bağlamış olduğunuz pek çok beyin hücresi şunu haykırmaktadır, “Hadi tekrar yap! Bağımlılığını tekrar et.” Bu mesaj da ödül döngüsündeki arzulara eklenir. Bu döngüyü kullandıkça, daha da güçlenir – tıpkı bir kas gibi.

2. Aynı zamanda beyninizin kontrol döngüsünü zayıflatmışsınızdır. Tıpkı az çalıştırılan bir kas gibi, sonuçları idrak edebilen mantıklı, rasyonel döngünüz zayıflar. Bir şişe viski içmenin ya da gün içinde saatlerce porno izlemenin en iyi fikir olmadığını biliyorsunuz.

Bağımlığınız varsa, içinizde bir halat çekme mücadelesi vardır, ve kazananı “Hadi yap!” döngüsüdür. Bağımlılığı anlamak için, neleri değiştirdiğini anlamamız gerekir.

Değişen sinir hücreleridir. Bilakis, değişen şey sinir hücreleri arasındaki bağlantılardır. Beyin milyarlarca sinir hücresi içerir, ve bunlar döngüler ya da patikalar aracılığı ile bağlıdırlar – tıpkı ödül döngüsü ve diğer sonsuz döngülerde olduğu gibi.

Bir döngü harekete geçtiğinde, düşünürüz, hissederiz ya da deneyimleriz – harekete geçen döngünün özelliğine bağlı olarak.

Sinir hücreleri sinaps adı verilen küçük minnacık boşluklara bağlanırlar. Sinir hücrenizden elektrik akmaktadır, fakat bu boşlukta akım durur. Gönderici sinir hücresinin nörokimyasal salgılamasına sebep olur – dopamin olabilir – ve bu nörokimyasallar akıp alıcı sinir hücresine tutunurlar. Tutundukları yerlere reseptör denir. Şu resme iyi bakın, çünkü reseptörler önemli.

Reseptörler alıcı hücrenin küçük “kulakları gibidir”, gönderilen belirli mesajları algılarlar. Beyinde pek çok nörokimyasal vardır, ve hepsinin farklı mesajları vardır.

Eğer gönderici hücreden yeterince belli bir nörokimyasal salgılandıysa, alıcı hücre bu mesajı “duyar” ve bir dürtüyü harekete geçirir. Biz de deneyimlemiş oluruz.

Peki neden sinir hücreleri arasındaki bu boşlukla ilgileniyoruz? Tüm bağımlılıklar işte burada olur. Buradaki değişimler, sinapstakiler, zevk tepkilerini uyuşturur – ve beyni yeniden bağlar.

Bu slaytta, sinir hücreleri iletişim kuruyorlar. Gönderen sinir hücresi tarafından dopaminin salgılanmasını görüyorsunuz (kırmızı, yuvarlar şeyler). Alıcı hücre, buradaki ödül döngüsündeki bir ödül sinir hücresi, mesajı alıyor, ki o da dopamin.

Böylece elektrik sinir hücresi boyunca akıyor (kırmızı oklar), ve beynin diğer bölgelerinden daha fazla elektrik geliyor, böylece daha fazla dopamin salgılanıyor. Slayttaki ilk resimde, oldukça fazla dopamin salgılandığını görüyorsunuz, çünkü hücreye elektrik akması için daha fazla dürtüye sahipsiniz. Bu da daha fazla coşku yaşamanız anlamına geliyor – belki de orgazm olacaksınız. “Durmak istemiyorum!”

Slaytın altındaki resimde ise, çok az dopamin salgılanıyor – belki de orgazm sonrası. “Kıçımı dönüp horlamak istiyorum.” Nörotransformatör, ya da dopamin, mesajın kuvveti kadar salgılama yaptı. Meth ya da kokain yüksek miktarda dopamin salgılatır.

Sinapslardaki reseptörlere geri dönelim. Reseptörler mesajı “duyarlar”. Bazı insanlar onları küçük “kulaklar” ya da özel “anahtarlar” için “kilitlere” benzetirler. Bu durumda, dopamin reseptörleri açan anahtar olmaktadır. Bu olduğunda, mesaj alıcı sinir hücresi boyunca akar. Bu resimde, hücrelerin normal sayıdaki reseptörü dopaminle doludur, yani güçlü bir “harekete geç!” sinyali alıcı hücre boyunca iletilir.

Mesajı alabilmesi için tüm reseptörlerin dopamin tarafından harekete geçirilmesi gerekmektedir. Bağımlılıkta, bu reseptörlerin sayısında değişiklik olur.

Alttaki slattaki üst resimde normal sayıda dopamin reseptörü olan bir normal hücreyi görüyorsunuz (basitleştirilmiş haliyle, tabi ki). Ödül döngüsü bu mesajı “duyabilir”. Alttaki resimde sadece bir kaç tane reseptör gösteriyor. Tüm bağımlılıklarda olan şey budur. (D2 reseptörleri, sayısı düşen bunlardır).

Aşırı uyarılma olduğunda (örneğin, abur cubur, internet pornosu ya da uyuşturucu), alıcı hücre şunu demektedir “Yeter artık! Bu kadar dopamini idare edemiyorum.” Bu sanki biri size bağırdığı zaman kulaklarınızı tıkamanıza benzer. Beyin hücreleri bunu dopamin reseptörlerini kapatarak yaparlar.

Başka bir deyişle ödül döngünüzü harekete geçirmek için yeterince benzininiz, ya da dopamininiz, vardır ama motorlarınızın silindirlerinden (reseptörlerinden) bazıları kaybolmuştur. Daha az dopamin reseptörü daha zayıf tepkilere sebep olur. İşte alttaki resimde bunu görmektesiniz. Tüm bağımlılıklarda dopamine olan bu zayıflamış duyarlılık mevcuttur.

Kısacası, beyniniz şunu haykırmaktadır, “Kendimi iyi hissetmek için daha fazla dopamine ihtiyacım var.” Fakat bu mesajı alacak kadar reseptör yok. Tamamiyle, ödül döngüsünden iyi hissetmenize yetecek kadar elektrik akmamakta. Artık normal, gündelik şeylerden daha az zevk almaktasınız – çikolatalı dondurmada, ön sevişmede, ya da en beğendiğiniz TV şovunda olduğu gibi.

Düşük sayıdaki dopamin reseptörü başka semptomlara da sebep olurlar, örneğin yorgun olmak, huzursuz, asabi ya da depresif olmak gibi. Kişi bütün o çekilmeleri yaşayıp da dopamin reseptörleri eski haline gelene kadar, hayattan normal seviyede zevk almaz.

İşte bu yüzden bağımlılar sürekli arzularlar. Kendilerini tekrar iyi hissettirecek bir şeyler bulmaya çalışırlar.

%d blogcu bunu beğendi: