Porno Bagimliligi Nedir?Porno Bagimliliginin Zararlari Nelerdir?

Başlangıç » Yazılar 'sex video' ile etiketlendi (Sayfa 2)

Etiket arşivi: sex video

Ereksiyon Bozukluğu-2.Bölüm

Penis%20cross-sectionsHer zaman öğrenecek bir şeyler bulunur – ereksiyonların fizyolojisi hakkında olsa bile. Yine de bu işin mekaniği oldukça basittir. Penise giden atar damarlar genişler. Sonra penise kan dolar, o da penis boyunca ilerleyen toplardamarlara baskı yapar.

Temel olarak, kan dolaşımınızda bir trafik sıkışıklığı oluşur. Resme dikkat edin, gevşek(flaccid) ve dik(rigid) penisleri göstermektedir. Birinden diğerine geçmek için iki önemli olayın gerçekleşmesi gerekir. Öncelikle, penise kan getiren atardamarların genişlemesi ya da büyümesi gerekir. İkincisi de penisteki yumuşak kası gevşetmeniz ve kanla dolmasına izin vermelisiniz. Erekte olabilmeniz için gerçekten rahat olmanız gerekiyor.

Penis%20nervesBu iki olay sinirler tarafından kontrol edilir. Bu resimde, ereksiyona neden olan sinirler sarı ile gösterilmiştir. Kan hücrelerine ve penisin yumuşak kasına mesaj gönderirler. Hisler için ayrı bir sinir grubu vardır, böylece mesajlar penis ve sinir sistemi arasında sürekli gidip gelirler.

Ereksiyonları kontrol eden sinirler omurilikten gelir. Aslında, beyindeki sinirler omurilikteki sinirleri harekete geçirir ki bu da omurilikten penise giden sinirleri harekete geçirerek, penisin tepkisine neden olur – yine de bu olay açıkladığım şeklinden biraz daha karmaşıktır. Başka bir deyişle, ereksiyon zinciri birbirine bağlıdır.

Beyin >>> Omurilik >>> Omurilik sinirleri >>> Penis

Eğer porno kaynaklı EB sorunu yaşıyorsanız, problem beyindedir ve sadece beyindedir. Zayıf halkanız burasıdır. Ne omuriliğiniz, ne sinirleriniz, ne de penisinizdir. Bunun aksine, yaşla alakalı EB ise genellikle penisle alakalı bir sorundur.

Nerve%20synapseEB’den mustarip gençlerde ol(amayan) duruma bakalım. Resimdeki “çakan şimşek” sinire akan bir elektrik akımını temsil etmektedir. Burada, sinirin ucunda “Nörotransformatör Molekülleri” diye isimlendirilir. Alıcı hücrelere ne yapacağını söyleyen kimyasal ileticiler, elektriksel tepkime değil.

Kimyasal ileticiler tüm fonksiyonları kontrol ederler, ereksiyon da dâhil. Ereksiyonlarla görevli kimyasal ileticinin ismi nitröz oksittir(NO). Ne zaman bir sinirsel bir uyarı olsa sinir uçlarından penise gider. Ne kadar çok uyarı olursa, o kadar nitröz oksit salgılanır ve ereksiyonlar daha çok güçlenir.

Şimdi bunu biraz daha karmaşık hale getirmenin pahasına da olsa anlatmalıyım, nitröz oksit tüm işi yapan bir başka kimyasalı (cGMP) harekete geçirir. cGMP kan hücrelerini genişletir ve yumuşak kası gevşetir, böylece penis kanla dolar ve erekte hale gelir

Omurilik sinirleri >>>> Nitröz Oksit >>>> cGMP >>>> Penis kanla dolar

Burası önemli bir nokta; bu kimyasallar çabucak kaybolur. İşte bu yüzden beyin ereksiyonu sürdürebilmek için sürekli sinir uyarıları göndermelidir.

Peki, cinsel gücü arttırıcı ilaçlar nerede devreye girmektedir? Hepsi deSexual%20enhancement%20drugs cGMP’nin azalmasını engellerler. cGMP’nin birikmesi kan hücrelerini daha da genişletir ve daha güçlü ereksiyona sebep olur. EB ilaçları ereksiyonu tetiklemez. Ereksiyonu sağlarlar. Penis seviyesinde çalışırlar. Tekrar ediyorum, hedef kitleleri ihtiyar delikanlılar ve Hung Hefner’dir.

Ereksiyonları tetiklemek için, nitröz oksit salgılanmasına sebebiyet verecek sinir uyarılarınız olmalıdır. Yani beynin cinsel tahriki ya da uyarıyı bir şekilde sürece sokması gerekir. Cansız ereksiyonları ya da kadınlara gittikçe azalan arzuları olan aşırı porno kullanıcılarındaki sıkıntılı nokta burasıdır. Porno kaynaklı EB sorunu olan erkeklerin zevk tepkimeleri uyuşmuştur ki bu da beynin ödül döngüsünde meydana gelir (Daha sonra detaylı anlatacağım). Buna ek olarak, aşırı porno kullanıcılarının beyinleri İnternet pornosunun aşırı uyarıcılığına göre bağlanmıştır, tıpkı Dr. Doidge’nin tarif ettiği gibi. Bunun biyolojik sonucu beyinden omuriliğe ve de penise giden yola yeterince uyarının gitmemesidir.

 Orgasm%20in%20brainÜstü kırmızı ile geçilen kısım hem libido hem de orgazm için kritik öneme sahip. Aşırı porno kullanıcılarındaki ereksiyon bozukluğu buradan başlıyor. Diyelim ki pornoya mastürbasyon yapmaya devam etmek için EB ilaçları kullanıyorsunuz. Aslında EB’nizi uzun vadede daha kötü hale getiriyorsunuz, çünkü beynin bu kısmını uyuşturmaya devam ediyorsunuz.

Porno kaynaklı EB yapısaldır ve biyokimyasaldır. Bunun basitçe sebebi İnternet pornosunun beyninizi aşırı uyarması ve zaman geçtikçe, beyninizin buna adapte olmasıdır. Esas nokta bu beyin değişiklikleri diğer tüm bağımlılıklarda olanlara benzerdir. Bağımlılığın karakteristik bir özelliği aynı, ya da daha az, miktarda etki elde edebilmek için daha çok uyarılmaya ihtiyaç duyulmasıdır. Uzmanlar buna tolerans der. Bu nedenle şevke gelmek için daha çok pornoya, ya da pornonun daha aşırı türlerine ihtiyacınız var.

Beyinde uyarıldığınız kısımla bağımlı olduğunuz kısım aynı yerdir: limbik sistem. Tüm memelilerle paylaştığımız bir beyin yapıları grubudur. Tüm görevi hayatta kalmak ve çok önemli olarak, sizin daha çok bebek yapmak için arzulanmanızı sağlamaktır: seks ve orgazm. Limbik sisteminiz ekranınızdaki iyi boyutlu hatunları kıymetli bir genetik fırsat olarak algılamaktadır – çünkü onları çok uyarıcı bulmaktasınızdır.

Peki siz bilgisayar ekranını döllerken limbik sisteminiz nasıl Reward%20circuitçalışmaktadır? Limbik sisteminiz, sistemin odağında bulunan bir beyin döngüsünü, ödül döngünüzü, kullanır. İşte burası arzularınızı, cinsel zevklerinizi ve libidonuzu deneyimlediğiniz yerdir. Aynı zamanda sevdiğiniz ve sevmediğiniz şeylere karar verdiğiniz yerdir. Bu döngü küçük olmasına rağmen çok güçlüdür. Ona danışmadan hiçbir kararınızı vermezsiniz. Tıpkı sizin içinizdeki bir pusula gibidir. Bir şeye bağımlı olduğunuz zaman, bu bölgede olur.

Bir şey yapmak için, ödüllendirilmeniz gerekir. Bu döngü hayatta kalmakla ya da daha önemlisi genlerimizin yayılmasıyla alakalı bir şeyler yaptığımızda harekete geçer. Zevki aramaya sizi teşvik eder, gerçekten zevk alın ya da almayın. Evrimsel amacı sizi yemek yemeye, seks yapmaya, âşık etmeye ve risk almaya güdülemesidir. Bu güdülerin hepsi ödül döngüsünde donanım olarak yer alır.

Kimyasal ileticiler tıpkı penisteki kan hücrelerindeki değişimlerde olduğu gibi, beynin kısımlarını da açıp kapatırlar. Ödül döngüsünü harekete geçiren öncelikli nörokimyasal, ya da nörotransformatör, dopamindir. Ne kadar çok dopamininizi varsa, o kadar çok bir şeyi ister ya da ona hasret duyarsınız.

Cinsel olarak daha çok heyecanlandıkça, daha çok dopamininizi olur. Orgazm anında dopamin tavan yapar, fakat orgazm deneyiminin kendisi beyindeki opioid isimli bir başka kimyasalla alakalıdır. Dopamin daha çok arzularınıza ulaşmanız için ihtiyacınız olan motivasyonu sağlar. Sizi orgazma götürür ve porno izlemeye kışkırtır.

Dopamin hem cinsel arzular hem de ereksiyon için hayati bir öneme sahiptir. Eğer dopamin sinyalleriniz düşükse ya da ödül döngünüz dopamine yanıt vermiyorsa, libidonuza “elveda” deyin ve EB ile “tanışın”. Bağımlılıkların tüm çeşitleri dopamin sisteminizin işleyiş düzenini bozar, ya da mahveder.

Çoğu erkek libidoları ve ereksiyonları için testosteronun çok önemli olduğunu düşünür. Gerçekte, testosteronun arzuları etkilemesi ödül döngüsünde dopamin salgılatarak gerçekleşmektedir. Eğer azdıysanız, hissettiğiniz şey testosteron değil, dopamindir.

Testosteron desteği sadece testosteronun eksik olduğu EB durumlarında yardımcı olur. Uzmanlar testosteron desteğinin erkeklerin sadece %5-%10 una yardım ettiğini, onların da çoğunun 45 yaşının üstünde olduğunu belirtmektedirler. Testosterona penisle alakalı yapıları sağlamak ve ereksiyonu tetiklemek için ihtiyacınız var. Fakat şunu da bilin ki çok az testosteronu olan küçük erkek çocukların bile ereksiyonları olur.

Dopaminin bir diğer adı da “bağımlılık molekülüdür.” Kokain, alkol ya da nikotin hepsi farklı hissettirir, fakat hepsi ödül döngüsünü dopaminle doldurur. Tüm bağımlılık yapan kimyasallar ve heyecan veren aktiviteler (oyun oynamak ya da kumar oynamak gibi), dopamin seviyelerini yükseltir. Bu da onları potansiyel olarak bağımlılık yapıcı kılar. Elbette, beyninizde bağımlılık oluşturacak değişikliklere yol açması için düzenli kullanıma gerek vardır.

Fakat mastürbasyon ya da internet pornosu nasıl olur da ereksiyon bozukluğuna yol açacak beyin değişikliklerine yol açabilir?

Ereksiyon Bozukluğu – 1.Bölüm

Bu gönderinin içeriğini anlayabilmek için, “Porno Bağımlılığı” isimli 6 parçalık yazı dizisi ile başlayın.

Bizim özgür irade ve düşünce özgürlüğünü savunduğumuzu lütfen bilin. Pornoyu yasaklamak istemiyoruz ve insanların cinsel organları ile ne yaptıklarını umursamıyoruz. İlişkiler üzerine olan bir başka web sitemiz daha var. Onun porno ile alakası yok. Bunun yerine nörobilim, orgazm ve sevgi, cinselliğin evrimi ve bağımlılık üzerine makaleler mevcut. İnsanların cinsellik hakkındaki konuları konuşabildiği bir forumumuz da var. Beş sene önce, Google’ın yardımıyla, porno kullanıcıları bizleri buldular ve deneyimlerini paylaştılar. Yıllar sonra, foruma üye olan porno kullanıcıların büyük çoğunluğunda çeşitli aşamalarda iyileşmeler gözlemledik.

Sonuç olarak, porno bağımlığı ve pornodan kaynaklı ereksiyon bozuklukları hakkında pek çok şey öğrendik. İşte sizlere aşırı bir porno kullanıcısının sözleri…

“Gençliğimden beri aşırı porno izliyorum ve yirmili yaşlarımdan itibaren EB(Ereksiyon Bozukluğu) soruları yaşamaya başladım, fakat otuzuma bastığım şu günlerde artık ilişkiye giremeyecek kadar EB sorunu yaşıyorum. Bu zamana kadar partnerlerimin çekiciliğine ya da yeniliğine suçu atıyordum, ya da fit olmamama, diyetime, yaşıma, stresime, performans anksiyeteme falan… Pek çok şeye… Ne zaman ki Internet Pornosu olmadan mastürbasyon yaparak orgazma ulaşamadığımı fark edince, bir şeyler dank etti. Tabi, artık problemlerimin kaynağı apaçık meydanda benim için.”

Aşırı porno kullanıcılarının cinsel bozukluklarının porno ile alakalı olduğunu görememelerine çok sık rastlıyoruz. İşte bir başka tipik alıntı:

“24 yaşındayım ve yıllardır ereksiyon bozukluğu ile mücadele ediyorum – ve ta ki bunların sebebinin porno bağımlılığı olduğunu öğrenene dek. Bu problemin sebebin ne olduğunu çözene kadar duygusal olarak çok gelgitler yaşadım. Bu şeyi bu kadar sıkıntılı yapan aslında gerçek kadınlardan tahrik olmanız gerektiğini biliyor olmanız, fakat bir sebepten bunun olmaması. Bu sefer de kendinizi tahrik olmaya zorluyorsunuz ki bu da başarısız oluyor ve kendinizi depresyon ve anksiyete girdabında buluyorsunuz. Uzmanlar bu sorunun cidden daha fazla üzerinde durmalı.”

Gençlerin bile ereksiyon sorunları yaşadıklarını duyuyoruz. Bu normal değil. Elbette, ara sıra anksiyete olabilir, fakat kronik iktidarsızlığın, ciddi bir sağlık sorunu olmadığı sürece, olması çok zor.

İnsanlara bu sorunları aşırı internet pornosu kullanımının yaşattığı aşikâr, çünkü bıraktıkları zaman ve pornodan uzun bir süre uzak durduklarında, ereksiyonları ve şevkleri geri dönüyor.

Şiddetli porno kullanımıyla, beyin değişebilir. İşte beyinde oluşabilecek bazı değişiklikler:

  • Doğal ereksiyonların kaybolması (‘Sabah Odunları’na tekrar kavuşan erkekler buna bayılıyor.)
  • Durağan pornodan, ya da daha önce görülen pornodan artık zevk alınmaması… Erkekler çoğu zaman tahrik olmak için daha aşırı materyallere yönelmeye ihtiyaç duyuyorlar – ki bu da bağımlılık belirtisi.

  • Penis ile alakalı azalan duyarlılık – beynin zevk almaya uyuşmuş olduğunu belirten bir gösterge

  • Geç boşalma, ya da gerçek bir partnerle orgazma ulaşamama. Aslında, artık erkekler partnerlerine orgazm taklidi yapıyorlar

  • Çiftleşme acizliği, gerçek bir partnerin yanında ereksiyon sağlayamama (Çok sık rastlanıyor.)

EB ilaçları etkilerini kaybediyor. Problem beyinde, peniste değil.

En sonunda artık aşırı porno ile bile kalkmaz hale geliyor.

Peki, neden internet pornosunun bozukluklara yol açtığına dair çok az şey duyuyoruz?

Apaçık ortada olan bir sebebi bedava, internetten çevrimiçi izlenen internet pornosunun nispeten yeni bir fenomen olması ve gitgide daha aşırı uyarma hususunda nispeten hızlı ilerlemesi.

Bu bozukluğun oluşması için biraz zaman geçmesi gerekiyor. Herkeste farklıdır, fakat günümüzde sonsuz aşırı porno mevcut olduğundan, kimi zaman kişinin yaşı ne olursa olsun ereksiyon bozukluğu geliştirmesi sadece birkaç yılını alıyor. Bu aniden de olabilir, ama genel olarak bozulma aşamalı olan bir süreçtir.

Kullanıcılar daha uyarıcı çevrimiçi erotik içeriğe kolayca ulaşabildikleri için bu sorunlarının ileri gittiğini fark edemiyorlar. (“Aşırı” bir değer yargısı değildir, “ateşli”nin anlamı tamamen kişinin bireysel beyin reaksiyonlarında yatmaktadır.)

Erkekler bu sorun hakkında birbirleri ile konuşmazlar. Kim yirmili yaşlarda EB yaşadığını kabul etmek ister ki? Ayrıca, internet pornosu kullanımının da problemlerinin potansiyel bir kaynağı olduğu değerlendirmesini de yapmamaktadırlar.

Cinsel güç ilaçlarının yaygın reklam kampanyaları kronik ereksiyon bozukluklarının normal bir şey olduğu izlenimini yaratmıştır. Aslında, internet pornosundan önce, kronik EB kırk yaşının altında görülmesi çok nadir bir durumdu ve gençlerde ya da yirmilerindeki insanlarda duyulduğuna pek rastlanılmamıştı.

Sağlık görevlileri İnternet pornosunun sürekli yeniliğinin ve sonsuz çeşitliliğinin beyni nasıl etkilediğinin farkında olmayabilirler.

İyi tavsiyeler verebilmek için nörobilimin en son keşiflerinden haberdar olmak gerekir. İnternet pornosunun beyni nasıl değiştirebildiğini anlamak için, aşırı kumar oynamanın, video oyunu oynamanın, ya da yiyecek bağımlığının uyuşturucu bağımlılığına benzer beyin değişikliklerine yol açtığını bilmeniz gerekir. Çoğumuz için, Hollandalı araştırmacılara göre cinsellik bu aktivitelerden çok daha ilgi çekicidir.

Geçmişte, uzmanlar iktidarsızlığın sebebinin utanç ya da suçluluk hissi olduğu yönünde eğitildiler. Eğer bu günümüz gençliğinin EB’den mustarip olmasının sebebi olsaydı, o zaman mastürbasyon yaptıklarında da bu belirtiler ortaya çıkardı.

Porno kullanımı ve ereksiyon bozuklukları hakkında bir araştırma yapılmadığı için de uzmanlar bu konuda bilinçsiz kalmaktadırlar. Gerçekte ne olduğunu anlamak için beyin taramaları yapmak gerekmektedir. Her ne kadar bu kumarbazlara, video oyuncularına, aşırı yiyenlere ve uyuşturucu kullananlara yapılsa da, günümüz porno kullanıcılarına yapılmamıştır. Çalışma olsun ya da olmasın, gençlerde EB oranı yükselmektedir.

(Bu yazı dizisinin kaynak sunumu yapıldıktan sonra, İtalyan ürologlar birliği 28.000 kişinin katıldığı bir ankete sponsor olmuşlardır, ve aşırı porno kullanımının gerçekten de cinsel bozukluklarla alakası olduğunu öğrenmişlerdir. Bu birliğin başkanı, Carlo Foresta, aynı zamanda Padua Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapmaktadır, aşırı internet pornosu kullanan genç erkeklerin yüzde yetmişinde ereksiyon bozukluğu olduğunu tahmin etmektedir.)

New York Times’ın en iyi satanlar listesindeki psikiyatrist Norman Doidge tarafından yazılan The Brain That Changes Itself’e göz atalım. Kitap beynin şekillendirilebilirliği ve yeniden bağlanabilirliği üzerine yazılmıştır. Dr. Doidge aşırı porno kullanıcılarını tedavi etmiştir. Şu hususlar üzerinde kesin konuşmaktadır.
Porno bağımlılığı gerçektir, beynin içinde yapısal değişikliklerin sebebidir.
Porno izlemek ereksiyon bozukluğuna sebebiyet verebilir.

“Aslında hikâyesi aynı olan pek çok erkeği tedavi ettim ya da onlara tanı koydum. Eşlerini ya da kız arkadaşlarını objektif olarak çekici bulmalarına rağmen, gitgide onları çekici bulmakta zorlandıklarını söylüyorlardı. Bu fenomenin porno izleme ile bir alakası olup olmadığını sorduğumda, aslında cinsellik sırasında onlara daha fazla heyecan vererek yardımcı olduğunu söylüyorlardı fakat zaman geçtikçe etkisi negatif oluyordu. İşte, yatakta hislerini kullanarak tatmin olmak yerine, o andan keyif almak yerine, aşk yapmanın artık porno senaryolarının bir parçası olduğu hayalini kurmanın gitgide daha çok gerekmekte olduğunu görmekteyiz.”

Doksanların sonunda durum böyleydi. Peki, son on yılda ne oldu? Başlıklar her şeyi yazıyor “Genç Erkekler ve Çiftler Cinsellikten Sakınıyor.” Genç erkeklerin yüzde otuz altısı cinsellikle ilgilenmiyormuş. Şaka mı yapıyorsunuz? Bundan yirmi otuz sene önce, cinsellikle ilgilenmeyenleri psikiyatriste yollarlardı!

Japonya’da porno kullanımın hayli yüksek olduğu bilinmektedir. Japonlar teknolojik insanlardır ve pornodan utanmak pek söz konusu değildir. Söyleyeceğim şu ki Japonya’da bu oran son iki senede iki katına çıkmış. Bahsettiğimiz erkekler gerçek kadınlarla cinsel ilişki kurmakla ilgilenmemektedir, çünkü gerçek kadınlar yeterince uyarıcı değildir. İnternet pornosunun süper uyarıcılığıyla baş edememektedirler.

2008 yılında yapılan bir araştırmaya göre genç Fransız erkeklerinin yüzde yirmisi cinsellikle ilgilenmemekteymiş. Fransızlar? Sizce de bir şeyler yanlış gidiyor, öyle değil mi?

Ereksiyon bozukluğunun tıbbi tanımı şudur: Cinsel ilişki için tatminkâr ereksiyon hiç sağlayamamak ya da koruyamamak. (Ulusal Sağlık Enstitüsü, 1992)

Kaç insansın EB’den mustarip olduğunun istatistiklerini bulmak zordur. 1945’de yapılan ünlü Kinsey çalışmalarına bakarsanız, yirmi yaş ve altındakilerin sadece %1’i EB’dir. 45 yaşının altındakilerde ise, yüzde üçün altındadır. Ve bu durumlardan çoğu anksiyete ile ilişkilendirilmiştir.

Açıkçası, EB genç erkeklere yönelik bir hastalık değildir. En azından şimdiye dek…

Ereksiyon bozukluklarının sebeplerine bakalım. Uzmanların fikirleri zaman içinde oldukça değişmiştir. 1970’lere kadar, EB’nin sebebinin yüzde doksan psikolojik olduğu düşünülüyordu ve sadece %10’unun organik ya da biyolojik sebeplerden kaynaklandığı düşünülüyordu. Önde gelen psikolojik “sebeplerden” birisi de soğuk eşlerdi.

Günümüzde, stres, anksiyete, utanç ya da cinsel başarısızlık korkusu gibi psikolojik faktörlerin sadece yüzde on gibi bir yüzde kapladığı düşünülmektedir. EB sorunlarının yüzde doksanı organik sebeplerden, sinir problemleri, tıkanmış atardamarlar, alkolizm, diyabet, ya da yaşlanma gibi, olduğu düşünülmektedir.

Eğer kırk yaşının altındaysanız, organik bir sebebinizin olması nadirdir, fakat yine de bir doktora görünmenizde fayda var.

Sizin de görebileceğiniz gibi, bilimin gerçeği yakalaması zaman almaktadır. Altmışlarda, ED’nin “sebebi” psikolojikti, erkeğin nevrozu ya da eşiydi. Doksanlarda, işler değişti. Araştırmacılar Viagra gibi ilaçların işe yaradığını gördüklerinde, teşhislerinde “organik sebepleri” kullanmaya başladılar.

Tesadüfen, cinsel güç haplarının keşfi kazara olmuştu. İlaç aslında kan basıncı sorunları için test ediliyordu fakat beklenmeyen ve çok kar getirecek olan, bir şekilde bu etki gözlendi. Bu günlerde, bilim yine arkada kalmaktadır. Bu etki internet pornosunun etkilerinden kaynaklanmaktadır ama beyin bilimciler bu konuyu henüz çalışmak istememişlerdir.

Eğer gençlerdeki EB problemleri porno ile alakalıysa, bu problemin kökeni yine beyindir – ama yine organiktir. Porno kaynaklı EB psikolojik değildir, fizyolojik bir sebeptir. Bağımlılık sürecinin beyni değiştirmiş olduğunun bir belirtisidir. Özellikle, beynin yapısı ve fonksiyonu ereksiyon kontrolüne yoğunlaşmıştır.

Problem penisinizde değil. Beyninizde ve bu iyileşebilir. Bir sonraki yazıda ereksiyonlara bakacağız.

Ereksiyon Bozukluğu-Giriş Bölümü

Anatomi & fizyoloji hocası Gary Wilson ereksiyonun fizyolojisini, günümüz İnternet pornosunun yarattığı aşırı uyarılmanın nasıl ereksiyon bozukluklarına yol açtığını (genç erkeklerde bile) ve iyileşenlerin bunu nasıl başardıklarını açıklıyor.

Güncelleme: Yapılan beyin taraması sonuçlarında aşırı porno kullananların %60’ında ereksiyon bozukluğu gözlenmiştir. Neural Correlates of Sexual Cue Reactivity in Individuals with and without Compulsive Sexual Behaviours (2014). Yapılan çalışmada (CSB aşırı porno kullanıcıları anlamına geliyor):

Cinsellik içeren materyallerin aşırı kullanımının bir sonucu olarak ortaya çıkan CSB denekleri… kadınlarla fiziksel ilişkilerinde azalmış libido ya da ereksiyon fonksiyonu deneyimlediler (fakat cinsel materyaller kullandıklarında bunu yaşamadılar) (N = 11)…

Denekler porno kullanımının ereksiyon bozukluğuna yol açtığını belirttiler. Ortalama yaşları 25 olmasına rağmen, 19 deneğin 11’i partnerleriyle ereksiyon bozukluğu/azalmış libido deneyimlerken, pornoda bunu yaşamadılar.

Yüksel Hızlı İnternet Pornosuyla Büyüyen Genç Beyinler

Bu sunum yüksek hızlı internet pornosuyla büyüyen genç beyinlerdeki bazı farklılıkların araştırılmasına yöneliktir. Haydi sizlerle günümüzdeki genç porno kullanıcılarının bazılarında görülen en fenomen değişiklikle başlayalım – PORNO KULLANIMINA BAĞLI EREKSİYON BOZUKLUĞU


Bir kaç yıl önce pek çok farklı forumda, erkekler kronik ve açıklaması olmayan ereksiyon bozuklukları hakkında şikayet etmeye başladılar. Bunların hepsi aşırı porno kullanıcısıydı. İlginç olanı, problemlerinin kaynağının internet pornosu olduğunun anlaşılmasıydı. Bunu neden söylüyorum?

Çünkü bu kişiler genel olarak pornodan, porno fantezisinden, çok az ya da hiç mastürbasyon ve orgazm ile iyileşme gösterdiler. Bu sürece “yeniden başlatmak” adını veriyorlar.


2011 yılının Şubat ayında, üroloji profesörü Carlo Foresta İtalya’da aynı fenomeni farketti. Geniş çaplı araştırmasının sonuçlarını basında şöyle değerlendiriyordu:
“Süreç porno sitelerine olan tepkilerin azalmasıyla başlıyor. Sonra genel libido seviyesinde bir düşüş yaşanıyor, ve son olarak ereksiyon sağlamak imkansız hale geliyor.”


Daha yakın bir zamanda, ABD’deki popüler bir sağlık şovu olan Dr. Oz’de Porno ile ilintili ereksiyon bozuklukları üzerine bir program yapıldı. Ürolog Andrew Kramer ereksiyon fonksiyonların sadece bir ay ya da daha kısa bir süre boyunca pornoya mastürbasyon yapılmaması suretiyle geçeceğini tavsiye etti. Fakat, porno ilintili ereksiyon bozukluğu fenomeni hızlı bir şekilde değişim gösterdi.


Bu problemden ilk şikayet edenler tipik bilgisayar dahileri ya da bilişim teknolojileri uzmanlarıydı. Bu kişilerin yüksek hızlı pornoya diğerlerinden daha önce erişimi mümkündü ve bu insanlar karakteristik olmayan geç boşalma ya da seks sırasında ereksiyon bozukluğu geliştirdiler. Bazılarında porno kullanırken bile ereksiyon bozukluğu vardı. Çoğu 20’li yaşlarının sonlarında ya da daha yaşlıydı.


Kısa zaman içinde pornoyla ilintili ereksiyon bozukluğu ile alakalı iki beklenmedik trende rastladık:


Birincisi – Çoğu yirmili yaşların başlarında olan ya da ergenliğin sonunda pek çok genç aynı cinsel problemlerden muzdarip oldular. Aniden, erkeklerin porno ile ilintili cinsel problemlerinden şikayet ettiği internet sayfalarının ziyaretçi kitlelerinin çoğunluğunu oluşturdular. İkincisi – Yaşı ileri olanların aksine, iki ay ya da daha azından ziyade genç kullanıcıların porno ile ilintili ereksiyon bozukluğundan kurtulması için 3-6 ay, hatta 9 ay ya da daha fazlasına ihtiyaçları olduğu ortaya açıktı.


Bir diğer fark: Yaşı ileri olan erkekler ereksiyonları geri geldikten sonra tamamen iyileşmiş oluyorlardı. Genç erkekler ise ereksiyonları döndükten sonra bile ilerleme kaydetmeye devam ettiler.


Bu da bizleri malum soruya yöneltti – Nasıl oluyor da 50 yaşındaki bir erkek, 23 yaşındaki bir erkekden çok daha hızlı ve kalıcı olarak iyileşebiliyordu?


Özellikle 50 yaşındaki erkek…

1) 23 yaşındaki erkekten çok daha fazla porno kullanmışken – kimi zaman 30 yıl ya da daha fazla yıl

2) daha az testosterona sahipken.

3) daha az dopamine sahipken. Beyindeki dopamin ereksiyonları sağlar ve libidoyu kontrol eder.

4) sahip olduğu herşey daha eskiyken. Cinsel organlardan tutun da sinir hücrelerine kadar…

5) bu gerçekten garip görünebilir fakat yaşlı erkekler yeniden başlatmaları sırasında ara ara orgazm olduklarında çoğu genç erkeğin aksine orgazm olmaları onları aynı şekilde geriye itmezken.


Peki… neden 50 yaşındaki bir erkek çok daha hızlı ve kalıcı şekilde iyileşir? GENÇ erkek ergenliğini cinsel tepkimelerini yüksek hızlı internet pornosuna bağlarken 50 yaşındaki erkek bunu yapmamıştır. Bunu kolaylıkla şekillenebilen ergen beyninin günümüzün yüksek hızlı internet pornosuna koşullanmasının doğal bir sonucu olarak düşünün.


Aslında, bu sunum tamamen ereksiyon bozukluğu ile alakalı değil. Cinsel koşullanma ile alakalı.


Ancak, genç erkeklerde daha önce eşine rastlanmamış ölçüde ereksiyon bozukluğuna rastlanması İnternet pornosunun cinselliği güçlü bir şekilde koşullandırabildiğinin kanıtıdır.


Pornoyla ilintili ereksiyon bozukluğundan kolaylıkla ve çabucak kurtulan 50 yaşındaki örneğimizi ele alalım. Acaba onun cinsel uyarıları ne ile bağlanmıştı?


Ergen mastürbasyonu kariyerine BİR KATALOGLA, BİR TV YILDIZIYLA, ya da BİR MAGAZİN ile başlamıştı, o da bulebilirse… En OLASI senaryo, hayal gücünü kullanmıştı. Belki de okuldaki kızların hayalini kurmuştu.


12, 13, 14 yaşlarındaysanız, ve daha önce cinsel bir tecrübeniz yoksa, mastürbasyon yaparken ne hayal edebilirsiniz ki?


Eğer 70’lerde büyüdüyseniz, belki de bu fantezi sınıftaki bir kızı öpmek olabilir. Ya da bir kızın size dokunması… Kim bilir belki Farrah Fawcett’i hissetmeye çalışıyordunuz. Yaşınıza gayet uygun bir şekilde.


Günümüzde, 13 yaşındaki birisinin HAYAL GÜCÜ, insanların ürettiği onca çılgın HARD CORE AKIŞ VİDEOLARI(7 tıklama ile ulaşılabilen) ile yer değiştirdi. Bu materyallerin hiç birisi o yaşa uygun değil – belki de hiçbir yaşa uygun değil. Üstelik bu materyallerin çok azı gerçek cinsel birleşmeyi esas alıyor. Gerçek insanlara cinsel uyarıları bağlamak yerine, günümüz ergenleri çoğu zaman ekran başında. Beyninin cinsel döngülerini bağladığı şeyler ise….


Odasında YALNIZ OLMAK
RONTGENCİLİK – katılmak yerine
SÜREKLİ ARAMAK & PEŞİNDE KOŞMAK – sonraki şey için, ve bir sonraki şey için
BİRDEN FAZLA SEKME – belki 10, 20 sekme – her birisinde 3 dakikalik HD videolar var
ŞOK & ŞAŞIRMA – gençlerin nasıl da hiçbir şeyden heyecan duymadıklarını biliyoruz
HER BİR OTURUMDA BİRDEN FAZLA PORNO YILDIZI – ya da her videoda!
FETİŞLER – hayal edilebilen ve edilemeyen her türü


Bu tıpkı futbol oynamayı öğrenmek için basket potasında şut çalışmaya benziyor.
Fakat burada yanlış spora antrenman yapmaktan daha fazlası var. Porno kullanımı bu gençlerin gerçekten öğrenmek istedikleri sporun yerini alıyor.


Alttaki alıntı, 23 yaşındaki ve 50 yaşındaki örneklerimizin arasındaki farklı ortaya koyuyor – cinsel koşullanma


“25 yaşındayım fakat yüksek hızlı internete erişimim vardı ve 12 yaşından beri porno videoları izliyorum. Cinsel deneyimim çok az ve yaptığım cinsel deneyimler de tamamen hayal kırıklığıydı – ereksiyon yok. 5 aydır bırakmaya çalışıyorum ve sonunda başardım.
Farkettim ki cinsel arzularım derinlemesine şekilde bilgisayar ekranına bağlanana kadar koşullanmışım. Kadınlar cam monitörün ardında iki boyutlu olmadığı sürece beni etkilemiyor.”


Şimdi, 50 yaşındaki ve 23 yaşındaki örneklerimizde ortak olan yönlere bakalım.


Tıpkı söylediğim gibi, dopamin, libido ve ereksiyonların faaliyet göstermesinde ana etken. Hem yaşlı hem de genç örneğimizde, pornoyla ilintili ereksiyon bozukluğu azalan dopamin sinyalleriyle alakalı. Yani, daha az dopamin salgılanıyor, ve daha az dopamin reseptörü var. Buna uyuşma diyoruz. Azalan dopamin sinyalleri, ya da uyuşma, bağımlılık tarafından oluşan pek çok beyin değişikliğinden birisidir.


Mor patika ödül döngüsünün basitleştirilmiş bir temsilidir. Uyuşma ve diğer pek çok bağımlılık beynin bu bölgesinde olur. Bu eski döngü tüm memelilerde mevcuttur. Amacı hayatta kalışımıza katkısı olacak davranışları tekrar ettirmek, ya da genlerimizin hayatta kalmasını – tıpkı yemek yemekte olduğu gibi, seks yapmak buna bir örnek. Bu döngü işlevini dopaminin yardımıyla gerçekleştirir.


Dopaminin ereksiyonları nasıl harekete geçirdiğine bakalım. Cinsel olarak uyarıldığınızda, kırmızı nokta – ödül döngüsünün kalbi – harekete geçer ve hipotalamusa (mavi nokta) dopamin sinyalleri gönderir. Hipotalamus’un “ereksiyon merkezleri” sinyalleri penisin belkemiğine bağlı kısmına yollar. Böylece ereksiyon gerçekleir ve devam ettirilir. Kilit nokta şurasıdır: eğer dopamin sinyalleri normalin çok altındaysa, ya kırmızı noktada(nucleus accumbens) ya da hipotalamusta mesaj zayıftır. Ereksiyonlar da öyledir.


Yeni bir İtalyan araştırması bu hipotezi desteklemektedir. Bilim insanları ereksiyon bozukluğu yaşayan iki erkek grubunu karşılaştırmıştır.


1. Fiziksel sebeplerden sorunu olan erkekler
2. Fiziksel sorun görünmeyen erkekler


Fiziksel sorun görünmeyen erkek grubunun daha az gri maddesi bulundu – bunun anlamı daha az sinir ucu bağlantısı demektir. Tahmin edin beynin hangi bölgeleri etkilenmiş?


* Ödül merkezi – Kırmızı renkte
* Hipotalamus – Mavi renkte


Daha az gri madde daha az dopamin sinyali anlamına gelir ve buna uyuşma denir. Pornoyla ilintili cinsel problemlerin baş sorumlularındandır. Sadece uyuşmanın kendisi pornoyla ilintili ereksiyon bozukluğunda faktör olsaydı, genç erkekler yaşlı erkeklere göre çok daha hızlı iyileşirdir. Yani diğer faktöre geri dönüyoruz – ergenlik döneminde doğal olarak gerçekleşen cinsel koşullanma – beyin üreme hakkındaki tüm bilgilerle bu dönemde dolar… Bu sunum da aslen bununla alakalıdır. Yani beyinlerle, penislerle alakalı değil, bu da demektir ki…


Beyine geri dönersek – cinsel koşullanmanın nörobiyolojisi kritik bir detayın etrafında şekilleniyor: aynı anda harekete geçen beyin hücreleri birbirine bağlanırlar.


Ergen beyni için bunun anlamı, ödül döngüsünde deneyimlenen heyecanı çevrede buna neden olan herhangi  bir şeye bağlamaktır.


O halde şunu sormalıyız, “Beynin gelişimindeki bu KRİTİK AŞAMADA – evrimsel olarak yeni bir cinsel uyarıcı olan internet pornosunun etkisi nedir?”


“Kritik” diyorum, çünkü araştırmalar genç memelilerde şartlamanın şaşırtıcı şekilde kolay olduğunu gösteriyor.


Bunun yanında günümüzdeki pek çok genç porno kullanıcısının deneyimi bu araştırmayı doğrulamakta. Jim Pfaus’un cinsel şartlama hakkındaki görüşlerinde naklettiği şu araştırmayı göz önüne alın:  Who, What, Where, When (and Maybe Even Why)? How the Experience of Sexual Reward Connects Sexual Desire, Preference, and Performance”


Bu deneye “YANİ bu şekilde mi yapıyorsun?” adını taktım. Bilim adamları bir erkeğe hevesli bir DİŞİ sunarlar ve ardından, bir dakika sonra, dişiyi kafesten birden ÇEKERLER. Yeterince tekrar sonucu, bu koşullanmış genç erkek normalden çok daha hızlı boşalmaya başlar.


Küresel düşündüğümüzde erken boşalanlar nasıl davranıyorlardı? Neden erken boşalmaya devam ettiler? Buradaki kilit nokta – ERKEN CİNSEL koşullanma koşullar değiştiğinde de aynı kalmaya devam etti.


Peki seksi normal hızlarda öğrenen deneyimli erkeklerde aynı cinsel koşullanma nasıl bir etki yaptı? Elbette – onlar da erken boşalmayı öğrendiler, ama bu GEÇİCİYDİ. Dişilere kesintisiz erişim sağladıklarında, deneyimli erkekler normal eşleşme alışkanlıklarına döndüler.


Bilgisayara BAKMAK şu sorumuza yanıt olabilir mi: Yani böyle mi yapıyorsun? – Acaba cinsel koşullanma pornoyla ilintili ereksiyon bozukluğu olan genç erkeklerin daha fazla zamana ihtiyacı olmasına bir yanıt bulmakta yardımcı olabilir mi?


İşte 20lerinin başında olan bir erkek…


“‘Uzaylı’ kelimesi gerçek kadınlarla cinsel birliktelik yaşamak istediğimde nasıl hissettiğimi ifade etmek için kullandığım bir kelimeydi. Bana yapay ve yabancı gelirdi. SANKİ bilgisayar ekranının karşısında asılmaya öylesine koşullanmıştım ki, zihnim gerçek seks yerine onu yapmayı normal zannediyordu.”


Başka bir deneyden:


Buna şu ismi verdim – Caydırıcı Olan Şey Erotik Oldu. Araştırmacı Jim Pfaus dişi farelere cadaverine isimli, çürümüş et kokusunu dişi farelere sıktı. Normalde, çürümüş etten fareler kaçınır. Bu doğuştandır; öğrenilmiş bir davranış değildir. Fareler ölülerini gömerler ve cadaverine ye batırılmış tahta çubuklar korlar.


Deneyin devamında, Jim bu kokan ama istekli fareleri genç, bakir erkeklerin kafesine koydu. Dopamin artışıyla birlikte, bu bakir fareler eşleşti ve bir kaç defa boşaldılar. Bir kaç gün sonra, bu genç erkek fareler hem normal kokan hem de ölü gibi kokan farelerin olduğu kafeslere yerleştirildi.


Cadaverine-koşullanmasındaki erkekler hem KOKMAYAN hem de KOKAN farelerle eşleştiler. Koşullanmamış normal erkeklere bu iki çeşit dişi sunulduğunda – leş gibi kokan dişi farelerin yanına bile yaklaşmamışlardı.


Peki bu koşullanma ne kadar derindeydi? Bir kaç gün sonra, koşullanmış eski bakirlere cadaverine ye batırılmış tahta çiviler verildi. Bunlarla oynadılar ve kemirdiler – tıpkı o tahta çiviler çikolata ya da vajinal salgılar gibi sevdikleri şeylerin yerine geçmiş gibiydi.


Bir araştırmacı olarak Jim Pfaus şunları söylüyordu…


“Bu bulgu, insanlarda başka zamanlarda caydırıcı olabilecek bir durumun insanlarda cinsel bir parafiliye dönüşümünü açıklayabilir.”


Pfaus’un demek istediği erken cinsel deneyimlerin her türlü fetişi zihinde bağlama gücü olduğu – normalde iğrenç olabilecek şeylerin bile


Bu, bazı porno kullanıcılarının daha fazla uyarılma için girdikleri porno arayışına şaşırmaları ve strese girmelerini de açıklayabilir.


Şimdiki iki erkek pornoyu bıraktıklarında fetişlerinin nasıl azaldığını anlatacaklar…


İlk erkek: “Mastürbasyon yaparken garip pornolara bakardım– izledikten sonra beni rahatsız edecek pornolara. Beynim hep rahatlamak için daha aşırı pornolara yöneldi. Bunların gerçek fetişler olduğunu sanmıyorum çünkü bu karşımda olsaydı odayı terk ederdim.”


“Pornoya asla geri DÖNMEYECEĞİM, çünkü son nüksetmeden sonra, “normal” pornodan hakikaten garip pornolara geçmem sadece iki haftamı aldı.”


İkinci erkek: “Lise ikinci sınıf öğrencisi olduğumdan beri kadın çamaşırlarının çekiştirilmesi, kölelik, aşağılama, ve koklama fantezileriyle ilgilendim.”


“Bu yüzden bir kaç ilişkim MAHVOLDU. Bıraktığımdan beri, bunların haftalarca aklıma gelmediği oluyor.”


Bu erkeklerin pornoyu bırakmadan önce gerçek heveslerinin ne olduğunu tam bilemediklerine dikkat edin.


Porno tercihlerinin edinilmesinin ardında ne olabilir? Muhtemelen CİNSEL KOŞULLANMA. Cinsel koşullanmanın devam etmesinin ardındaki güç NE olabilir? TÜM kanıtlar dopamini işaret ediyor.


BU DENEY bizlere cinsel koşullanmada dopaminin gücünü gerçek manada gösteriyor – deneyde BAKİR erkek fare hemcins partneri seçmeye koşullanabiliyor.


ARAŞTIRMACILAR erkek bir fareye dopamini taklit edene bir ilaç ENJEKTE ETTİLER — böylece cinsel heyecan taklit edilmiş oldu – ve onu başka bir erkekle aynı kafese koydular.


Bu iki fare bir gün boyunca takıldılar – ilacın sistemi terketme süresi de buydu. ARAŞTIRMACILAR bu süreci dört gün arayla iki defa daha tekrarladılar.


Bir kaç gün sonra, yeniden koşullanmış farelere seçenek sunulmuştu. Sisteminde ilaç yokken, hem erkek arkadaşının olduğu hem de cinsel olarak istekli bir dişinin olduğu bir kafese girdi. Sizce onu en çok havaya sokan hangi fare olmuştu?


ERKEĞE çok daha fazla ilgi gösterdi: Ereksiyonları daha fazlaydı, daha çok cinsel açıdan inceledi, hatta dişi gibi davetkar davrandı – erkeklerin normal üste binme davranışından farklı olarak.


Araştırmacılar farenin gay olmadığını söyledi, çünkü fare diğer farenin üstüne çıkmaya çalışmıyordu.


Bunu şaşırtıcı bulabilirsiniz – ama bazı porno kullanıcıları zamanla kendi doğal cinsel eğilimlerine uymayan pornolara yöneldiklerini rapor ettiler.


Örneğin şu iki erkeği alalım –
İLK ERKEK – Ayak fetişi olan biseksüel birisi olduğumu sanırdım – şimdilerde bundan iğreniyorum. Heteroseksüelim ve kızlardan hoşlanıyorum, ayaklardan değil. Farklı tercihleri olanlara saygım var.


ACABA BAŞKALARININ da beyinlerindeki bütün o fetişler .. uçup gidiyor mu?”


İKİNCİ ERKEK: Ergenliğimin sonlarında internet pornosuna bağımlı oldum – gay seksi benim için oldukça normal ve doğaldı, ama zamanla buna olan ilgimi kaybettim. Heteroseksüel pornoya olan ilgim arttı ve kendimde erkek anatomisine olan ilgimin kadın cinsel organına olan bir fetişe dönüştüğünü farkettim.


“Porno izlemekten vazgeçmeye KARAR verdim – ve zaman içinde, kadınlara olan fetişimin kaybolduğunu mutlu bir şekilde söyleyebiirim. Gay seksi benim için tekrar normal oldu.”


Doğuştan gelen eğilimleri değişmemişti, fakat yüksek dopamin halindeyken sürekli dopamini beslemek hoşlarına giden porno çeşidini değiştirdi.


Yeni porno fetişleri ya da zevkleri edinmek o kadar da alışılmadık değil –
2012’de,  yaklaşık 1500 erkek popüler reddit.com sitesinde uzunca bir anketi yanıtladılar.
Görebildiğiniz gibi, %56’sı porno zevklerinin “gittikçe aşırılaştığını ya da şapıklaştığını” iletti. Bunların %24’ü her ikisini de yaşarken; %32’si yaşamamıştı.


Psikiyatrist Norman Doidge neler olduğunu The Brain That Changes Itself isimli çok satan kitabında açıklıyordu:
“Hastaların heyecan verici bulduğu İÇERİK, web sayfaları kendilerinin farkında olmadan değiştirdiği temalarla ve betiklerle birlikte değişiyordu. ÇÜNKÜ beyin şekillenmesi yapısal olarak rekabetçi olduğundan, yeni ve heyecan verici resimler için olan sayfa tasarımları daha önce kullanıcılara çekici gelen şeylere göre beyin için daha maliyetli.”


Doidge’nin yorumunu görselleştirmek için işte güzel bir yol –
İnternet pornosunu işin içine katmak çakışan cinsel yollar oluşturuyor. Bu bir tür doğal seleksiyon. Elbette, Matematik dersindeki Jessica tatlıdır, ama 13 yaşındaki bir çocuk her gün gang bang, cream pie ya da double penetration gibi şeylere mastürbasyon yapıyorsa – Jessica’nın patikaları bununla başa çıkmada zorlanacaktır.


Sebebi şudur: Jessica’yı düşünerek değil, porno ile mastürbasyon yapmaktadır. Beyni sürekli bu arzuları mastürbasyon ve boşalma ile desteklemektedir.


Hatırlayın – aynı anda harekete geçen sinir hücreleri birbirine bağlanırdı – ister cadaverine + boşalma olsun, ister hard core videolar + mastürbasyon olsun


Bu sarı ok sadece bir çizgiden daha fazlası… Şu kırmızı çizgiler güçlenen ve daha etkin hale gelen sinir yollarını gösteriyor. Yani, aynı anda harekete geçen sinir hücreleri … birbirine bağlanıyor.


…ve onları birbirine bağlayan, cinsel koşullanmayı kolayşatıran şey, DeltaFosB isimli özel molekül.


Peki cinsel koşullanmanın arkasındaki şeyin dopamin olduğunu söylememiş miydim?


Öyle! Dopamin dalgaları DeltaFosB’nin üretilmesi için ödül döngüsündeki tetikleyicidir, ve DELTAFOSB salgılanan dopamin miktarına oranla BİRİKİR.


Şu resim DeltaFosB’nin kronik bir aşırı tüketimde nasıl biriktiğini gösteriyor. DeltaFosB’yi özel kılan şey beyinde uzun süre kalmasıdır.
DeltaFosB seviyeleri yükseldikçe – Beyni “onu” istemeye programlar – “o” şey ne ise. Bu DÖNGÜSEL bir SÜREÇ yaratabilir – istemek yapmaya dönüşür – bu da daha çok dopamin anlamına gelir, yani bu da deltafosbnin üretimini tetikler… böyle devam eder.


Basite indirgersek – DeltaFosB’nin işi bize hatırlatmak ve tekrarlatmaktır.
Mesajı şudur: “Bu aktivite gerçekten çok önemli, ve bunu sürekli yapmalısın.”


DeltaFosB bunu GÖRÜNTÜLERİ, SESLERİ, DUYGULARI, HİSLERİ ve HATIRALARI, zevk doruğu gibi büyük ödüllerl birbirine bağlayarak yapar. Bu da ödül merkezimi harekete geçiren bir DÖNGÜ YARATIR.


Harekete geçtiğinde, bu döngü isteme hissini – ya da kıvranma hissini yaratır.


Analoji zamanı: Dopamin tıpkı otoyol inşaatında çalışan ekibin USTABAŞI gibidir, işçiler ise DELTAFOSB gibidir.


Dopamin emirleri bağırarak duyurur – “Şu deneyimleri bir araya getir,” – böylece DeltaFosB yolları inşa eder.


Kilit nokta şudur: DeltaFosB yok olduktan çok sonra, arzulama döngüleri kalır, TIPKI inşaat ekibi bir sonraki iş için mekanı terk ettiğinde yolların kalması gibi.


Bu beyin otoyolları ya da döngüleri erken cinsel deneyimlerin bu kadar güçlü ve uzun etkili olabilmesinin sebebidir.


Peki bu aynı döngü başka HANGİ durumlarda olur?


Bu tüm bağımlılıklarda olur. Kronik aşırı uyuşturucu kullanımı ya da doğal ödüller dopaminin yüksek kalmasına sebep olur – bu da DeltaFosB birikmesine sebep olur ve beynin buna kıvranması için yeni yollar inşa eder.


Örneğin – Uzun süre alkolden uzak kalan bir alkolik bile, BİR TETİKLEYİCİ yüzünden eski bağımlılık patikalarını harekete geçirebilir, bu da kıvranmalara sebep olur, ki bu da nüksetmelerin ardındaki mekanizmadır.
DUYARLILAŞMA bu derinlerdeki değişmez bağımlılık patikalarının inşaasına verilen teknik isimdir.


2001’de yapılan bu çalışmada gördüğünüz gibi, DeltaFosB’nin bağımlılıklarda rol alan TEMEL anahtar olduğu bir süredir biliniyor.


Fakat açıkçası, bu DeltaFosB anahtarı bizleri bir şeylere bağımlı kılmak için evrimleşmemişti.
Bir kaç yıl sonra sürdürülen araştırmalar gösterdi ki – DeltaFosB’nin gerçek fonksiyonu YÜKSEK YAĞLI, yüksek şekerli yiyeceklere ve cinsel fırsatlara dikkat ettirmek için hayvanları kıvrandırmak. Bu haliyle evrimsel mantığa uyuyor.


Bir ergen için evrimsel olarak mantıklı olan bir diğer şey de seks hakkında pek çok şey öğrenmek ve detayları hatırda tutmaktır – BÖYLECE bu fırsat karşısına çıktığında şansını ARTTIRABİLİR.
2010 YILINDA, BİRKAÇ yeni araştırma DeltaFosB’nin cinsel koşullanmada uzun dönem beyinsel ve davranışsal değişimlerin ardında rol aldığını pekiştirdi.


Böylelikle bu yılın başlarında – bu çalışma bir araya getirildi.


ALINTI: Doğal ve yapay ödüller sadece aynı beyinsel patikaları kullanmakla kalmıyor, aynı moleküler arabulucularla birleşiyorlar ve muhtemelen aynı sinir hücreleriyle… iki farklı ödül tipini de “istemek” için… belirleyici olmakta.


Bunun anlamı bağımlılık yapan uyuşturuculara, sekse ya da pornoya olan kıvranmalar – aynı mekanizmaları ve beyin patikalarını kullanıyorlar – DeltaFosB de bunlara otobüs şoförlüğü yapıyor.


Ayrıca BUNUN ANLAMI davranışsal bağımlılıklar tıpkı uyuşturucu bağımlılığında olduğu gibi aynı temel mekanizmaları kullanıyorlar ve aynı beyin değişikliklerine yol açıyorlar


Acaba bunun anlamı cinsel koşullanma bir bağımlılık mıdır? HAYIR değildir. Cinsel koşullanma tüm ergenlerin yaşadığı doğal bir süreçtir; bağımlılık patolojiktir.
Yine de, DeltaFosB ikisinde de ortaktır.


GÖREVİ hatırlamak ve ödüllendirici davranışları tekrarlamaktır – ister bu SİGARA İÇMEK OLSUN, ya da ölü gibi kokan bir dişiyle SEKS YAPMAK  olsun, ya da favori fetiş pornonuz için internette SURF YAPMAK olsun.


Eğer bir genç çok fazla internet pornosu izliyorsa, nerede cinsel koşullanma bitip, porno bağımlılığı başlar? Buna basit bir cevap YOK, çünkü ikisi de aynı beyin memkanizmalarını kullanıyorlar.
Yaşlı erkekler genelde ne zaman bağımlı olduklarını genelde anlayabilirler çünkü internet pornosu yokken “normal” olanın ne olduğu biliyorlardı.


23 yaşındaki birisi 12 yaşından beri sadece porno kullanıyorsa kendisinin zoraki kullanma sınırını geçtiğini nasıl anlayacak?


Şimdilerde akıcı hard-core videolar tüm yaşlara hitap ettiğinden, insanlık yeni bir paradigma ile karşı karşıya.


ELBETTE, internet pornosu seks değildir, fakat beynimizdeki cinsel uyarılmaya olan dopamin tepkisini harekete geçirir – sürekli
Cinsel uyarılmanın ötesinde, internet pornosu dopamin dalgalanması sürekli tutabilecek niteliklere sahiptir.
YENİLİK, ARAMAK ve bulmak, ŞOKA düşüren ya da şaşırtan materyal bulabilmek – tüm bunlar dopamini ayrı ayrı ya da hep birlikte arttırır.


DOPAMİN düşmeye BAŞLADIKTAN sonra, bir sonraki resme ya da videoya tıklar, ve tekrar asılırsınız – bunu Playboy magazinleriyle ya da kiralık DVD’ler ile yapamazsınız.


Bazı kullanıcılar bu yüksek uyarılma halini – yani yüksek dopamini – saatlerce boşalmayı kasten geciktirerek korur.
Çoğu kişi mastürbasyon yapmadan porno kullanır: HAVA ALANLARINDA, İŞTE, KÜTÜPHANEDE, ya da okulda AKILLI TELEFONLARINDA, belki de yemek yedikten sonra gece saat ikide yatana kadar.
Porno içeriği daha aşırıya gitmekle kalmamış, ulaştırma sistemi de bundan nasibini almıştır – porno artık her yerde, ücretsiz, her yaşa ulaşabilen ve her zaman ulaşımı mümkün bir mal haline gelmiştir.


Bu da bizi teknoloji en adapte kullanıcı segmentine götürüyor:
– Ergenler
Odada bir fil var, ve HENÜZ hakkında konuşmaya başlamadık – Bu da Ergen Beyni.


Ergen beyni deneyimsiz erişkin beyni demek değildir.
ANATOMİK OLARAK, biyokimyasal olarak, ve psikolojik olarak çocuk beyninden ve erişkin beyninden farklı bir beyinden söz ediyoruz.


Bu farklar iki ana kategoriye giriyor:
İLKİ heyecan arayan ilkel beyin ile daha çok evrimleşmiş mantıksal beyin arasındaki güç dengesizliği
İKİNCİSİ yeni beyin bağlantılarının patır patır çoğalması – bu da hızlı yıkım ve yeniden organizasyonlarla oluyor.


İlk özellik ile başlayalım.
Ergenlik zamanında, geçici bir dengesizlik oluşur.
Beynin “SEKS, uyuşturucu ve rock&roll” kısmı aşırı güçlüdür – burası Ödül Döngüsüdür…
Diğer yandan aynı zamanda beynin “DÜŞÜNSEN İyi olur” kısmı HALA yapım aşamasındadır: Aslında, 25 yaşına kadar ön loblar tam olgunluğa ulaşmaz.


Peki ergen ödül döngüsü nasıl oluyor da çok daha güçlü “Haydi yap şunu” sinyalleri yollayabiliyor?
İlki – ergen beyni erişkin beyninden çok daha fazla dopamin salgılıyor.
İkincisi  – beynin dopamine ve diğer heyecan verici nörokimyasallara olan duyarlılığı daha yüksek. 15 yaşında tavan yapıyor.


Bu daha fazla dopamin ve daha çok dopamin reseptörü kombinasyonu yenilik aramayı birden arttırıyor.


Aslında, yapılan bir çalışmada ergen beynindeki ödül döngüsü aktivasyonunun yetişkinlere göre herhangi bir olay karşısında çok daha kolay harekete geçtiği öğrenildi.


Genç beyinler daha fazla dopamin ve diğer ödül nörokimyasalları salgılamakla kalmıyor, daha yüksek seviyelerde DeltaFosB ÜRETİYORLAR.


Bunu zaten görmüştük, DeltaFosB cinsel koşullanmanın kalbi.


Daha yüksek dopamin ve DeltaFosB’nin SONUCU ergenler bağımlılıklara karşı erişkinlerden çok daha dayanıksız.
Ayrıca gençlerin daha zayıf kontrol sinyalleri var. Ne yazık ki, heyecana olan ergen duyarlılığını başlatan seks hormonları ön lobun gelişini hızlandıracak hiçbir etki yaratmıyor.
Ön lob dürtüleri KONTROL eder, uygunsuz davranışları KISITLAR, ve hareketlerin sonuçlarını TARTAR.


Genç beyni tıpkı Ferrari motorunu Ford Pinto frenleriyle kullanmak gibidir – o yüksek güçlü ödül döngüsünden gelen dürtüler henüz gelişmemiş ön loba baskın gelebilir.


Gençler genellikle seçimlerini duygusal dürtülerle yaparlar, ve “hadi yap şunu” sinyalinin sonuçları yüzünden problem yaşarlar.


Tekrar ediyorum, bu bir kaza değildir…
Bu güç dengesizliğinin evrimsel bir amacı vardır. Tüm sosyal memeliler ergenlikte aynı karakteristik özelliği sergilerler:
Risk alımı ARTAR
His arayışı ARTAR
TÜM hayvanlar seks için delirir; evi terkeder; yeni alanlar ararlar; ve sonunda grubun dışından eşler bulurlar.


Amaç – aynı soydan çiftleşmeyi engellemektir.


GÜnümüzde, ergen insanlar – aynı dürtülerle harekete geçerek – karşılaşmak için hiç de evrimleşmedikleri risklerle yüzleşirler: MOTORSİKLETLER, HIZLI ARABALAR, EĞLENCELİK UYUŞTURUCULAR, VİDEO OYUNLARI, ABUR CUBUR, VE tabi ki… İnternet pornorsu.
Ergen beyninin ikinci ana özelliği özellikle erken ergenlik döneminde yeni sinir bağlantıları patlamasıdır (belki 50-100 milyar adet), bu da hızlı yıkım ve yeniden organizasyonlarla gerçekleşiyor.
Diğer yandan, beyin 11 yaşından itibaren küçülmeye başlar – fakat fonksiyonları daha düzenli ve etkin hale gelir.


Bu süreç bir gencin çevresindeki her şeyi öğrenmesine yardımcı olur, ve bunu önemli yeni deneyimler ve hatıralar olarak bağlar – “beraber çalışan beraber bağlanır” prensibine göre.
Bu süreci daha iyi anlamak için, beyinde tekerlek izleri ya da patikalar oluşumunu düşünün.


Yeni patikayı kullandıkça oradan geçmesi kolaylaşır.


Bu tekerlek izleri HATIRALARA; YETENEKLERE; ALIŞKANLIKLARA ve HATTA başa çıkma yeteneklerine dönüşür.


Kilit nokta – Muhtemelen pekişmiş bir patikayı kullanıyorsunuz – bunu istemeseniz bile. Bu da en az dirençli tekerlek yolu oluyor.


Üst düzey ergen beyni uzmanı, JAY GIEDD, bu süreci “kullan ya da kaybet” prensibiyle açıklıyor.


“Kullanılan BU HÜCRELER ve bağlantılar hayatta kalır ve gelişir. Kullanılmayan hücreler ve yollar solar ve ölürler. Yani bir genç müzik, spor ya da akademik çalışmalarla ilgileniyorsa, bu hücreler ve bağlantılar sıkıca bağlanır. Eğer video oyunları oynuyor ya da MTV izliyorsa, bu hücreler ve bağlantılar hayatta kalacaktır…”


Şüphe YOK ki ergenlik zamanında cinsellik için olan hücreler ve bağlantılar hayatta kalır. Soru şu – bu döngüleri hangi girdi şekillendirecek?


Ergenlerin çağlar boyunca adapte oldukları devasa çeşitlilikteki çevresel ortamları ve kültürleri gözünüzün önüne şöyle bir getirin.


Bu adaptasyon pek çok cinsel gelenek İÇİN iyi işlev gördü ve gerçek eşlerle pratik yaptı.


ANCAK, günümüzde 13 yaşındaki birisinin patikaları hardcore piksellerle ve sürekli yenilikle şekilleniyor olabilir – belki de ilk cinsel deneyiminden ya da ilk öpüşmesinden yıllar önce.


Fareye tıklamak, kabileyi terkedip doğurgan eşler aramanın YERİNE GEÇTİ.


Ekrana yapışık haldeyken, genç bir erkek kur yapmayı ya da potansiyel eşlerle iletişime geçmeyi ÖĞRENMİYORDUR – ki bu ergenliğin en temel görevleridir.


Hem beyni de flört etmeye, feromonlara ya da normal oranlardaki üç boyutlu partnerlere bağlanmamaktadır.


Sonuç olarak, UCLA biyoloji profesörü Jay Phelan ve yardımcı yazar Mean Genes’in belirttiği gibi  – “Ödül döngüsünde AŞIRI TÜM uyaranlar evrim sürecindeki davranışlar değildir ve sorunludur.


TIPKI crack ya da KrispyKreme çöreklerinde olduğu gibi, internet pornosu da bir başka uyumsuzluk örneğidir….
….. modern dünyamızdaki bu fenomen bizleri evrimsel zamanımızda göstermiş olduğumuz adaptasyona aykırılık göstermektedir…..


BU mekanizma henüz internet pornosu için uygun değil.


Dinlediğiniz için teşekkür ederim. Bu sunumun kendisi ve arkasındaki bilimsel gerçekler www.yourbrainonporn.com da bulunabilir.

Porno Bağımlılığı Serisi – 6. Bölüm

Aşırı porno kullanıcıları sitemize pek çok farklı semptomla geliyorlar. Aşağıdakiler en sık rastladıklarımız olmakla birlikte, bundan çok daha fazlası var. Çoğu insan bu semptomlarla aşırı porno kullanımlarının arasındaki bağı kuramıyorlar. Fakat, beni şaşırtan 20 yaşında ereksiyon bozukluğu yaşan birisinin bu bağlantıyı kuramaması.

Herhangi bir sıraya tabi tutmadan;

1. Çiftleşme acizliği (pornoya kalkması, ama partnere kalkmaması)

2. Sık sık mastürbasyon, az tatmin

3. Daha aşırı pornoya geçmeye karşı duyulan endişe

4. Değişen porno fantezilerinin cinsel uyumla eşleşmemesi (HOCD)

5. Şiddetli, kötüye giden sosyal anksiyete

6. Artan ereksiyon bozukluğu, aşırı pornoda bile

7. Kronik yorgunluk, motivasyon eksikliği

8. Konsantrasyon eksikliği, huzursuzluk

Biyolojik açıdan bütün bu belirtilerin tek bir sebepten, ödül döngüsündeki zevk tepkimesinin uyuşmasından ve beynin yeniden bağlanmasından dolayı olduğunu söylemek oldukça mantıklıdır.

Peki bunu nereden bilebiliriz? Aslında beyninizi açıp bakmadığımız sürece bilemeyiz ama, hani bir deyiş vardır ya “ateş olmayan yerden duman çıkmaz.” Aynı belirtiler aşırı porno kullanıcıları pornoyu bıraktıkları zaman azalma eğilimindedirler.

O halde porno bağımlılığınız varsa ne yapacaksınız? Öncelikle, bir bağımlılıktan kurtulmak çok karmaşık bir süreçtir, ve pek çok yönde değişimi gerektirir. Bu sunum beyin mekaniği üzerine odaklandığı için ben de bunun üzerinde duracağım. Eğer zevk tepkimenizi uyuşturduysanız ve beyninizi yeniden bağladıysanız, bir “ara verin.” Bu ağızdan çıktığı kadar kolay bir şey değil, ama yapmak istediğiniz şey bu. Sitemiz olan yourbrainonporn.com da buna “beyni yeniden bağlamak” diyoruz ve bunun iki aşaması var:

1. Yeniden Başlatma: Bunun anlamı beyninizin ödül döngüsündeki duyarlılığı geri kazandırmaktır. Başka bir deyişle, dopamin reseptörlerinizin eski seviyesine dönmesine izin vermektir.

2. Yeniden Bağlama: Temel olarak unutmak ve yeniden öğrenmektir. Bağımlılık patikalarınızı zayıflatmak ve tabi ki mantıklı, rasyonel patikalarınızı güçlendirmektir.

Yeniden başlatma ve yeniden bağlamanın en iyi yolu beyninizde tüm yoğun cinsel uyarılmalara bir paydos demektir: pornoya, mastürbasyona, orgazma ve cinsel fanteziye. Eğer yeniden dengelenme aşamasında mastürbasyon yaparsanız, fanteziyi atlayın ve sadece hislerinize odaklanın.

Şu resmi hatırlıyor musunuz?

Muhtemelen şu an bulunduğunuz yer olan slaytın altındaki resimden üsttekine geçmeye çalışıyorsunuz, böylece duyarlılığınızı tekrar kazanacaksınız. Dopamin reseptörlerinizin sayısını arttırmaya çalışıyorsunuz.

Hatırlayacağınız gibi, aşırı uyarılma sinir hücrelerinin dopamin reseptörlerini azaltarak kendilerini korumasına sebep oluyordu. Uyuşmuş beyinler uyarılmaya muhtaçtırlar. Elbette, bu da arzuların kökenini oluşturur.

Pornosuz zaman geçirdikçe, sizde gitgide daha fazla reseptör filizlenecek. Arzular zayıflayacak. Bu süreç kişiden kişiye farklı zamanlar alabilir. Kesinlikle doğrusal giden bir süreç değildir. İyi zamanlar ve kötü zamanlar olacaktır.

Zaman geçtikçe, günlük aktivitelerden daha fazla zevk aldığınızı hissedeceksiniz. Bunu yapanların söylediği bu. Temel olarak, yaptığınız beyninizi iyileştirmek.

Şunu düşünün, eğer ayak bileğiniz burkulduysa, yapılacak en iyi şey ayağa kalkmamak ve iyileşmesini beklemektir. Eğer bileğinizi bu süreçte test ederseniz, muhtemelen iyileşme sürenizi uzatırsınız.

Yeniden bağlanmayı da istiyorsunuz, ya da “unutmayı ve tekrar öğrenmeyi.” Başlarda çok güçlü bir “Haydi yap!” patikanız var, ve normal olmayan derecede zayıf bir dürtü kontrolünüz, ya da “Bir düşüneyim” patikanız. Bu durumda, en az dirençli olan yolu takip etmek çok kolaydır. Neden? Çünkü bu patika sizi ödül döngünüze götürür ve ödül döngünüz de bas bas “Yap şunu!” diye bağırmaktadır. Artık hedefiniz dengeli bir beyin, böylece sadece dürtülerinizi değil beyninizin mantıklı kısmını da duyacaksınız.

Bilim adamların söylediği gibi, “ayrı çalışan nöronlar gayrı olurlar.” Bu işin “unutmak” süreci. Pornoyu bıraktığınızda, bu patikalar zayıflamaya başlayacaklar. Siz de dürtülerinizi daha çok kontrol ettiğiniz için “Bir düşüneyim” patikası güçlenecek.

Başta süreç zor geçebilir. Bunu inkar etmiyorum. Beyin artık pornonun sağladığı dopamin yoluna artık güvenemez. Fakat, zaman geçtikçe, bu daha da kolaylaşır çünkü ödül döngünüz dengesine geri döner. Beyindeki porno ve porno fantezileri patikaları da zayıf, ki bu çok iyidir.

Söylediğim gibi, bu bağımlılık patikaları zayıflayacaktır ama muhtemelen asla kaybolmazlar. Bu nedenle işaretlerinizin ve tetikleyicilerinizin farkında olmalı ve bu patikalara tekrar düşmekten kendinizi alıkoymalısınız.

Bu sunumdan bir şeyler kaptıysanız, onun pornonun bir karakter zayıflığı ya da güçsüzlük olmadığı fakat beyni değiştiren, yürümekte olan bir bağımlılık sürecinin kantı olduğu olmasını dilerim.

Daha fazlasını öğrenmek istiyorsanız, www.yourbrainonporn.com u ziyaret edin. Bilimsel ve ticari olmayan bir web sitesidir. Bu sunumu yapmak için kullandığımız araştırmalara, iyileşen kullanıcılardan öykülere ve önerilere(oldukça işe yarayan), sıkça sorulan sorulara ve pek çok makaleye ulaşabilirsiniz

Porno Bağımlılığı Serisi – 5. Bölüm

Bağımlılık uyuşmuş zevk tepkisiyle birleştiğinde çok güçlü bir hafızadır. Bu patikayı bu kadar davetkâr kılan ödül döngünüzün gerçekten uyuşmuş olması ve dopamininizi yükseltecek şeyler için olan özleminizdir.

Bağımlılığınız “rahatlamaya giden en az dirençli patikadır.” Bunu en iyi bu şekilde düşünebilirsiniz. Porno artık en güvenilir dopamin kaynağınızdır ve limbik beyniniz “Evet, evet, evet! Yap haydi!” Arzunun doğası budur. Tüm bağımlılıklara sürükleyen budur.

Arzular normaldir. Beynin yemek yemek, içmek, seks yapmak için her zaman yaptığı şeydir.

“Başlama işareti” bir hatıra, düşünce, his ya da özlem duyulan aktiviteye olan duyarlılıktır. Beyniniz işaretleri ödüllere bağlar. Örneğin, fırındaki kurabiyenin kokusu aç olmasanız bile sizi yemeye güdüleyen bir işarettir. Pavlov’un köpeklerinin zili duyduklarındaki salyalarını düşünün. Eğer sigara içiyorsanız, yemeği bitirmek sigara içmeniz için bir işaret olabilir. Alkolikseniz, bir barın yanından geçmek sizin için içmeye bir işaret olabilir – 20 senedir ağzınıza içki koymamış olsanız bile. Porno bağımlıları için ise, evde yalnız kalmak, seksi bir fotoğrafın karşına çıkması, ya da geçmişteki bir porno sahnesini hatırlamak olabilir.

İşaretler çoğu kez değişen bir duruma sebebiyet verirler. Bir “at gözlüğü”, harekete geçmek için karşı konulamaz bir güdü yaratırlar. İşaretler bağımlılık hafızasını harekete geçirdikleri için çok güçlüdürler. Aşağıda porno işareti sarı okla gösterilmiştir.

Burada olan limbik sistemin kontrolü ele alması ve rasyonel beyninizin “yemek molası” vermesidir. Eğer önümüze çıkan her güdü ve düşünce doğrultusunda hareket etseydik, hayat bir keşmekeş olurdu.

Sarı ok arzuyu temsil etmektedir, “Harekete geç” sinyalini. Mavi mantık süreçlerimizi, arzularımız üzerinde düşünmeye sebebiyet veren şeyi. Normalde, bu iki beyin fonksiyonu arasında hassas bir denge vardır. Limbik sistem sizin sadece “yapmanızı” ister. Örneğin, “patrona yumruk atmayı” ya da “dolabı açınca gördüğünüz o büyük dondurmayı yemeyi.”

Normalde, rasyonel beyin hareketlerimizin sonuçlarını idrak eder. Bizi pişman olabileceğimiz pek çok dürtüden alıkoyar. Bağımlılık sonuçları umursamaz. Bağımlılık sürecindeyken, beyin kendini yeniden bağlamaya devam eder. Dürtü kontrolleriniz zayıflarken bağımlılık patikaları güçlenir.

Bağımlılık güçlü bir “yap şunu” patikası, ya da arzusu yaratır. Bu hafıza sarı renktedir. Bunun kadar önemli olan bir diğeri ise, zayıflatmış olduğunuz “yapma!” patikasıdır. Bağımlılık sürecinde olduğu için kesik mavi çizgi ile gösterilmiştir.

“Harekete geç” patikasını çiğnemiş bulunuyorsunuz, ve mantıken de “bir düşünsen…” patikasının üzerinde ise çimlerin büyümesine izin verdiniz. Geçmişi hatırlayan ve sonuçları algılayan rasyonel beyin etkisini kaybetti. Artık o bir sisle kaplı.

Pornoyu bıraktığınız zaman -umarım- iki şey olacaktır. Mavi olanın kullanılmasıyla birlikte bu patika güçlenecektir. Daha fazla kontrol sahibi olursunuz. Sarı olan, bağımlılık patikası ise zayıflar. Fakat bağımlılık patikası zayıflasa bile, hiç bir zaman tamamen kaybolmayabilirler.

“Toleransı” hatırlıyor musunuz? Bir uyuşturucunun ya da aktivitenin aynı etkiyi yaratması için daha fazla kullanılması ya da yapılmasıdır. Bağımlılığın gülü bir sinyalidir. Burada, porno kullanımında kullanımımızı arttırabileceğiniz iki yol mevcut. Porno izleme saatlerinizi arttırabilir, ya da daha uyarıcı pornolar izleyebilirsiniz. İşte burada “fantezilerin” yeniden bağlanması olayı yaşanıyor. Porno kariyerinize örneğin çıplak film yıldızları ile başlamak beklendik bir tavırken, belki sonrasında azgın erkeklerin arasında kalmış kızların ya da şiddetli tecavüz sahnelerine giden yolu keşfettiniz.

Coolidge Etkisi’ndeki yeni eşlere olan dopamin dalgalarında olduğu gibi, yeni porno tipleri için de dalgalar vardır. Eğer sizi şoke eden ya da anksiyete üreten yeni bir çeşit porno bulduysanız adrenalin dalgalanmaları da yaşarsınız.

Elinizdeki porno yıldızından sıkılmak yerine, izlemeye alışık olduğunuz hareketler neyse ondan sıkılmaya başlarsınız. “Sıkılmak” burada “sizi heyecanlandıracak kadar dopaminin olmaması” demek. Dopamin yenilikle karşılaştığında dalgalanır ve adrenalin güçlü duygulara karşı dalgalanır. Yani “yeniyi” ve “yoğun duyguları” birleştirdiğinizde, en büyük ödülü elde etmekle kalmıyorsunuz, fakat ne yazık ki, aynı zamanda en kuvvetli anıları da elde ediyorsunuz. Beyninizi güçlü bir yolla yeniden bağlıyorsunuz.

İşte bu yüzden porno kullanıcıları kendilerini şoka sokan şeyleri ararlar. Ya da “yasaklanmış” veya korku uyandıran. Onlar yaşayacakları en büyük dopamin ve adrenalin patlamasını aramaktadırlar. Duyguların yoğunluğu arttıkça, daha çok tekrarlanırlar ve daha güçlü bağlanma olur. Her yeni deneyim beyine yeni fanteziler bağlar. Eğer cinsel fantezileriniz değiştiyse… Beyniniz de değişmiştir.

Psikiyatrist Norman Doidge’nin yazmış olduğu “The Brain that Changes Itself” harika bir kitaptır. Beynin yeniden bağlanması hakkındadır ve okursanız (şiddetle tavsiye ediyorum) beyinlerimizin ne kadar değişken ve adapte olabilir olduğunu gerçekten anlarsınız. Hatta cinsellik kısmı bile var.

Doidge aşırı porno kullanıcılarını tedavi etmiştir. İki şey üzerinde çok nettir. İlki, porno bağımlılığı var olan bir şey. Ve bu beyni değiştiriyor. İkincisi, internet pornosu beyine yeni fanteziler bağlayabilir. Şöyle demektedir,

Günümüz porno salgını cinsel fantezilerin sonradan edinildiğine ilişkin grafiksel bir kanıttır. Pornografi, yüksek hızlı internet aracılığıyla dağıtılan, nöroplastik değişimin her koşulunu tamamlamaktadır.

“Nöroplastisilite” beynin yeniden bağlanması anlamına gelir. Porno seyahatine çıkarken, bunu aklınızda tutun. Beyninizin ödül döngüsü için neye baktığınız önemli değildir. Sadece uyarılmayı arzulamaktadır. Yani, “şoke eden” ya da “sürpriz” şeyleri sever, siz ondan iğrenseniz bile. Beyin korteksiniz (rasyonel beyin) neden bu pisliği izlediğinizi anlamasa bile.

Belki de, ünlü Southpark bölümünde olduğu gibi sadece kusan Japon kızları görünce kaldırabiliyorsunuz. Fakat şunu bilmelisiniz ki porno atlıkarıncasına binmeden önceki günlerinize dönebilirsiniz. Tekrar ediyorum, beyin kendini değiştirebilir.

İnternet pornosunu farklı kılan nedir? İşte başka insanların bahsettiği bazı faktörler:

İlki, sosyal faktörler. Bedava, gizlice kullanılabiliyor, kolayca erişilebiliyor ve kimse bir bağımlılığınız olduğunu bilmiyor.

Fakat psikolojik faktörler de var. Pornodan kurtulma siteleri sıkça internet porno bağımlılığını mastürbasyona ve heyecan veren görsellerle ilintili orgazma bağlarlar. Şüphesiz, bunların rolü olabilir. Ayrıca kendini suçlu hissetmek ve utanmak da bağımlılık döngüsünü sürdürür, yani onların da rolü vardır.

Bir başka çok önemli faktör ise internet pornosunun kullanım şeklidir. Ve ödül döngüsünü ve dopamini nasıl doğrudan etkilediğidir. İşte internet pornosunu farklı kıldığını düşündüğüm şeylerin listesi. Bu faktörler anormal bir şekilde dopamini uzun süre yüksekte tutar, bu da tabi ki ödül döngüsünü aşırı uyarır.

  1. İnternet pornosunda aşırı yenilik mevcuttur. Siz tıklar ve tıklarsınız, ne kadar çok içeriğe bakmak isterseniz bakarsınız ve beyninizden olağanüstü miktarda dopamin fışkırır. İşte bu internet pornosunu geçmiş pornolardan ayırmaktadır.

  2. Yiyecekten ya da uyuşturucu bağımlılığından farklı olarak, internet pornosunun tüketiminde fiziksel bir limit yoktur – uykuya dalmadığınız sürece. İşte bu önemlidir. Uyuşturucu ve yemekte, beyin bir noktadan sonra “Dur!” der-dopamin ve isteğiniz düşer. İnternet pornosunda, izleyerek ya da doruklarında gezerek saatlerce dopamininizi yüksekte tutabilirsiniz. İşte bu çok bağımlılık yaratır. Eğer boşalırsanız, örneğin, sıklıklar normal doygunluk mekanizmalarınızı (orgazmdan sonrası) daha da uyarıcı bir şey bularak zorlayabilirsiniz. Daha çok dopamin.

  3. Diğer bağımlılıklarda, sadece daha sık yiyerek, kumar oynayarak ya da uyuşturucu kullanarak yükselebilirsiniz. İnternet pornosunda ise, yükselme yeni şoke eden porno çeşitleriyle “birden fazla aktöre bağlanır.” İnternette aşırılıkların bir sonu yoktur ve bunların hepsi dopamini kışkırtır.

  4. Diğer yiyecek ya da uyuşturuculardan farklı olarak, internet pornosu sürekli mevcuttur, sadece bir hatıra olarak hatırlanmayı bekler -istensin ya da istenmesin. Hatırlandıklarında, dopamini yükseltirler ve bu da bağımlılık patikalarını güçlendirir.

%d blogcu bunu beğendi: